Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
Başbakan ne güzel söylüyor değil mi? İnkar ve red politikalarından vazgeçmezsek gittiğimiz yol, yol değil diyor. Haklı da. Bütün ileri ülkeler geçmişleri ile yüzleşmişken bizim halen yıkamadığımız tabularımızın olması utanç vericidir.
Chp İl Örgütü’nün başında bulunan ve “Dersimlilerden özür diliyorum” demecini veren yöneticinin sonunu hep birlikte gördük. Bu görevden almanın, bir sol partiye ne denli yakıştığını Sayın Kılıçdaroğlu’na sormak gerekir herhalde. Artık gizli saklı hiçbir şeyin kalmadığı ve kalmayacağı bir devirdeyiz. Geçmişimizle bir an evvel yüzleşip önümüze daha sağlıklı bakmamız gerekiyor. Bunu başarabilmek elbette mümkün. Sayın Gürsel Tekin’in Başbakan’ın açıklamalarından sonra verdiği yazılı demeci çok üzücü buldum. Çok erken bir açıklama olduğunu düşünüyorum öncelikle. Parti içerisinde muhasebesi yapılmalıydı önce. Daha sonra açıklama ortak bir bildiri şeklinde yapılmalıydı. Ama gelin görün ki, diğer partililerin görüşleri bir kez daha hiçe sayılarak, ön saflarda ipi tutanlar herkesi gittiği yere çekenler çekmek isteyenler var. Chp’nin Dersim üzerinde çok daha sıkı ve sağlıklı düşünmesi ve gerekli olan özrü dilemesi lazım. Korkmadan!
Ak Parti ise yine bir ilke imza atarak devlet adına tüm Dersim’lilerden özür dilemiştir. Altında ne ararsanız arayın. Bu açıklamayı tarihe not düşmemek için hiçbir bahaneyi kabul etmiyorum. “Başbakan samimi değil, seçim malzemesi, siyaset malzemesi olarak kullanıyor…” diyenlerin de bir düşünmesi gerekiyor. Yahu adam özür dilese de yaranamıyor. Dilemese de. Eğer samimiyet ölçmesi gereken birileri varsa o da sizsiniz. İyi düşünün, hak vereceksiniz. Keşke Sayın Kılıçdaroğlu sahip çıksaydı Dersim’e. Ve keşke seçim malzemesi olarak kullanmak adına sahip çıksaydı. Çıksaydı sonuç itibariyle. Gündeme getirseydi gizli kalmış her şeyi.
Dostunu düşmanını kestiremeyenlerden olmayalım. Resim ortadadır.
Yusuf ÖNAÇ