Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
Türkiye`de son on yılda bir hayli yenilikler ve değişiklikler oldu. Demokratik hamle(cik)ler halkı çok memnun etti. Halkın bu yeniliklerden memnun olmasının en önemli sebebi şudur. Halk ilk defa kendi gücünü ve iradesini gördü. Türkiye`de yıllarca halk yok sayıldı, iradesi sıfırlandı ve sindirildi. Halkın başına indirilen her askeri balyoz ile halkın içine korku salındı. Bunun için Türkiye kuruluduğu günden beri halkın faydasına, demokrasi hesabına, halk iradesi ilk defa tecelli ediyor gibi oldu.
Türkiye`de cuntacı ve vesayetci zihniyet halkın başına balyoz vurup mabedlerini başlarına yıkmaya hazırlanırken hükümet cuntacı hainlere bir iğne ancak batırabildi. Bu iğne darbecileri ve uluslararası uzantılarını uyandırdı. Sadece Türkiye`deki darbecileri değil bölgede ve bütün islam dünyasındaki hatta başka ülkelerdeki darbeci zihniyeti harekete geçirdi. Buna rağmen Türkiye tarihinde bu manada ilkleri yaşarken bir ümide kapılmıştı. Statüko mezara gömülür diye, vesayetin beli kırılır diye, askere bu milletin birer hizmetçisi olduğu hatırlatılır diye, darbeciler hesap verir diye ama nafile...
Türkiye`de hükümet, muhalefet ve bazı medya grupları bu kafa ve zihniyetle devam ettikçe Türkiye`de en alasından bal gibi darbe olur. Türkiye öyle darbelere şahitlik eder ki, tarihinde görmediği darbeleri görür. AKP veya sayın Başbakan zannediyor ki TSK`yı sivil iktidara karşı hizaya çektim. Hayır, TSK ile ilgili ortaya çıkan bir yığın ihanet, yalan, yolsuzluk, vs. haberler karşısında bir şok yaşayan TSK üzerindeki şimşekleri dağıtmak için bir iki güya demokratik hamle yaptı. Bu hamlelerle halk şöyle zannetti AKP TSK`yı hizaya getirdi. Ve bu iş bitti. Bundan sonra Türkiye`de darbeler artık tarih oldu(mu).
Şahsen ben eskisi kadar ümitli değilim. Türkiye`de darbeler asla ve asla tarih olmadı. Şu anda bile cuntanın uzantıları bir fırsat kolluyorlar. AKP`nin en büyük hatası ve Türkiye`ye en büyük zararı gerekli yasal düzenlemeleri yapmamasıdır. Başbakan ve hükümet güçlü görünüyor diye Genelkurmay bir kaç şekil değişikliğiyle bu milletin gözünü boyamıştır ve boyanıyor. Sivil yönetime itaat etmeyen TSK`nın içine serpilmiş pusuda bekleyen darbe hayallariyle yatıp kalkan nice komutanlar var TSK`da. Bunların kamuoyu tarafından bilinen küçük bir kısmına hükümet geçen YAŞ kararlarıyla kıyamamıştır. Ama bunlar vakti saati geldiğinde asla affetmeyeceklerdir. Nerden biliyorsun? Tecrübe edilen darbelerden, asılan, öldürülen, katledilen nice vatan evlatlarından. 28 Şubat`ta “üç milyon insanı öldürürüz” diyecek kadar canileşenlerin uzantıları hala bugün TSK`nın içindedir. Bugün hala Balyoz ve Ergenekon örgütünün direk veya dolaylı olarak arkasında duran TSK`nın bazı üst düzey komutanları zaten bu mesajı vermiyormu?
Türkiye`de bir daha darbe olmaması için, Askeri yargının ve askeri danıştayın derhal kaldırılması lazım. Genelkurmayın Savunma bakanlığına bir memur olarak bağlanması lazım. TSK`nın bütün harcamalarının sayıştayın denetimine istisnasız açılması lazım. Çok net ifade edeyim. PKK`nın bitmesi, terörün yok edilmesi bu mesele ile doğrudan alakalıdır. Şayet Hükümet ve TSK sınırötesi operasyonlarının onda birini içerdeki hainlere yapsaydı, vesayete karşı yapsaydı biraz daha ümitli olabilirdik. Kısacası Türkiye`nin huzuru, güveni, TSK`nın krallığına son verilmesine ve genelkurmay başkanı dahil halkın hizmetine sunulmasına bağlıdır.
TSK`nın içindeki cuntanın paklanması lazım. Ankaranın aklanması lazım. Darbecilerin uzantıları hala TSK`nın içinde sabırla silindir gibi sivil iradenin ve idarenin üzerinden geçip düzleyecekleri günü beklemektedir. Ama ne acıdır ki bunu görecek, anlayacak kavrayacak ne irade ve nede idare göremiyorum. Bu ülkede sivil idareye kaş göz işaretiyle tafra yapan genelkurmay başkanı dahi olsa derhal azl edilmedikçe, TSK`nın içindeki basma kalıp din düşmanı zihniyet kökünden kazınmadıkça, evladını her türlü hizmetine kullanan ama başörtülü annesini karargahtan içeri almayan sızıntılar temizlenmedikçe, TSK aklanamaz, hükümet de bu manada paklanamaz. Vesayetin başına bir balyoz indiremeyen, cuntacıların belini kıramayan hükümet keşke Savunma Bakanına (dolayısıyla halka) posta koyan komutan kadar cesur olabilseydi.
Bir gün geçmiyorki TSK ile ilgili bir fiyasko ortaya çıkmasın. Geçen gün ortaya çıkan kahreden haber onlarca mehmetciği şehit verdiğimiz tenekeden karakolların modernizasyon fonu ile ilgiliydi. Ne kadar normal gelir oldu bu ve benzeri haberler. Bu paraları kendi zevk ve sefalarını sürmek, lanet olası konforlarını artırmak için harcayanlar hain değilde nedir Allah aşkına? Bunlara müsade eden Genelkurmaya, ilgililere en düşük rütbeden en yükseğine kadar tek tek hesap sorulmuyorsa, bu firavun meşreplerin rahatı bozulmuyorsa orada yapılan katliamlara ortak olunuyor demektir. Halkın yüzde elli oyunu almış bir parti bunların hesabını soramayacaksa ne işe yarar. Askeri vesayet dağ gibi dimdik ayaktadır. Devlet içinde devlet gibi yaşamaktadır. Padişahlık kaldırıldı diyenler de yanılıyor. Padişahlık Genelkurmaya emanettir...