Kendi Baharını Yaşayan Türkiye
12 Haziran seçimleri, YAŞ süreci, sivil anayasa tartışmaları, AK Parti döneminde ortaya çıkan bölgesel güç söylemleri; siyasette, ekonomide, sosyal alanda kendine güveni yerine gelen, asırlık problemlerini büyük bir cesaretle tartışan bir Türkiye fotoğrafıyla karşı karşıyayız.
4 mevsimin layıkıyla yaşandığı üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, başka coğrafyalardaki sıcak baharlara nazire yaparcasına, kendi baharını layıkıyla yaşamaya çalışan bir Türkiye’yi birlikte hissediyoruz.
Elbette her baharda olduğu gibi, soğuk yaptığı günler, havanın siyaha çaldığı sağanak yağışlı günler de yaşamıyor değiliz.
Ama ağaçların filize duruşu, tabiatın hafiften yeşile çalması da baharın umut veren doğasını gözler önüne sermez mi, Akdeniz’in iklimini müjdelemez mi?
İşte şimdi o filizleri görüyor ve geleceğe dair umutlanıyoruz.
Ve diyoruz ki umarız birileri, doğanın dengesini bozarak aşırı ısınmaya sebep olmaz!
Paralel Evrendeki Yeni Türkiye
Twitter’da adeta bir bilgi havuzu dolduracak musluk misali akan timeline’ımı izlerken, Türkiye merkezli bir e-ticaret sitesinin satışını duyuran tweet ilgimi çekti.
Tweet’teki linki tıkladığımda karşıma bir infografik’in eşlik ettiği haber çıktı.
İnfografik’te “Türkiye’den E-Ticaret Kaplan’ı” olarak söz edilmesi öncelikle dikkatimi çekti ve hoşuma da gitmedi desem yalan olur.
Yıllarca Asya Kaplanlarının (Güney Kore, Vietnam vb.) hikayeleri ile büyüyen benim yaş grubum için bu önemli bir tanımlamaydı.
Çünkü Çetin Altan üstada referans verirsek, bu sefer zamanın ruhunu Türkiye’nin ıskalamadığı anlamına geliyordu.
İnfografik’i hazırlayanlar bu iddianın temellerini ise Türkiye ile ilgili verdikleri internet ve sosyal medya kullanımı verileri ile desteklemişlerdi.
Buna göre;
Türkiye’de 35 milyon internet kullanıcısı bulunmakta,
Türk kullanıcılar Avrupa’da internet başında en fazla zaman harcayan milletler arasında 3’üncü,
Dünya üzerinde ise 13’üncü en büyük internet nüfusunu yine Türkiye oluşturuyor.
Avrupa’da ise Almanya, Rusya, İngiltere ve Fransa’dan sonra en büyük 5’inci en büyük internet nüfusunu oluşturuyoruz.
İnternet’te kredi kartı dolaşımı ise % 60 oranında.
Ayrıca Türkiye’de internet kullanıcılarının çoğunluğunun gençlerden oluşması ve sosyal medyadaki aktif katılım da dikkat çekici;
Buna göre;
Türkiye’de internet kullanıcılarının % 70’i 34 yaş ve altındaki bireylerden oluşuyor (ki bunlardan birisi de benim)
Türkiye için internetteki yaş ortalaması ise 29 ve büyük oranda sosyal medya kullanıcısı.
Türkiye, her ne kadar dünya diğer ülkelerde pek cazibesi kalmasa da, friendfeed kullanımında dünyada birinci,
Facebook kullanımında dünyada beşinci,
Twitter kullanımında ise sekizinci sırada yer alıyor.
Tüm bu veriler, Türkiye nüfusunun yarısının zamanının önemli bir bölümünün bizim evrenimize paralel dijital bir Türkiye’de geçirdiğini ifade ediyor.
Dahası bu kişilerin sosyal medya ile yoğun etkileşim halinde olduğunu ve dünya ile ülke meselelerine yakınlık duyduğu söylenebilir.
Yani aramızda birileri ki, bunlar azımsanmayacak sayıda, Dünya ile günün 24 saati iletişim halinde ve aslında oldukça aktifler.
Sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar, yorumlar, karşılıklı görüş alışverişleri ile dinamik, özgür ve demokrat bir tartışma zemininin oluşmasına, insani duyarlılıkların, dayanışmanın kuvvetle sergilenmesine hizmet ediyorlar.
Kısacası, karşımıza giderek evrensel değerler ile hemhal olan, dünya ile iletişime açık, kolayca örgütlenerek tavır alabilen, haklarını koruma ve güçlendirme konusunda bilinçli, yeni bir nesil geliyor.
Bu değişim ve dönüşüm süreci teknolojinin hızlı gelişimi ile sunduğu mobil yaşam süreci ile de her an her yerde birikerek ilerlemeye devam ediyor.
Paralel evrende yeni bir Türkiye dalgası yükseliyor ve bu dalga kısa zaman içinde Türkiye’nin gerçek hayatına olanca gücüyle vurmaya hazırlanıyor.
O yüzden şimdiden kemerlerinizi bağlayın!