Son Haberler
10.02.2012 Cuma 00:22
USD 1,7550 EUR 2,3310 EUR/USD 1,3282 IMKB100   60162/%0,00
ISTANBUL Cuma: -1°C/3°CCumartesi: -1°C/5°CPazar: 1°C/6°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ÖZEL BİRLİK NE GETİRİR-NE GÖTÜRÜR?
Hülya Okur, Emekli asker Armağan Kuloğlu ve terör uzmanı Ercan Çitlioğlu'ndan sınır boylarında kurulması düşünülen ve Başbakan'ın terörle mücadelede işbirliği adına siyasi turlara çıktığı Özel Hudut Birlikleri hakkında görüş ve değerlendirmelerini aldı. Görüşler daha çok "Özel Ordu" tabirine göre Türk Silahlı Kuvvetler içerisinde oluşturulması düşünülen "Özel Birlik" ifadesinin kullanılmasının daha doğru olduğu yönünde birleşti... 19.07.2010 08:38

HÜLYA OKUR- HABERX

ORSAM DANIŞMANI EMEKLİ TÜMGENERAL ARMAĞAN KULOĞLU:

Hükümet  profesyonel askerliğe doğru adım adım ilerliyor….Bu projenin etkinliği konusunda ne diyorsunuz?

Hükümet profesyonel askerlik konusunda çok hevesli. Bunun sebebi özellikle istihdam yaratabilmek. İkincisi de “Sanki terörle mücadelede Silahlı Kuvvetler başarısız oluyor, profesyonel asker olursa başarılı olur, dolayısıyla bu başarısızlık sorumluluğu hükümetin üzerinden kalkar, biz bu nedenle profesyonele dönüştürüyoruz, bu başarısızlığı ortadan kaldırmak için” diye, bir duygu içinde olduğunu zannediyorum. Bunun için bu yöne doğru fazla eğiliniliyor ama işin esasına baktığınız zaman, eskisinden çok farklı bir şey de yok. Zaten Türk Silahlı Kuvvetleri 20 yıl kadar bir süredir parça parça, ihtiyaç oldukça, profesyonel askerliğe doğru bir geçiş yapıyor. Yani profesyonel askerliğe geçiş yapma derken, Silahlı Kuvvetleri profesyonel yapma anlamında değil, Silahlı Kuvvetler içerisinde; tecrübe isteyen, devamlılık isteyen, teknik bilgi ve özellik isteyen görevlerde erbaş ve er yerine, bu görevlerde çalışan er veya erbaşların askerliğini bitirdikten sonra müracaat edip, ben uzman olarak görev yapmak istiyorum diye talebini ilettikten sonra Silahlı Kuvvetler de bunu uygun görürse kısa bir eğitimden sonra aşağı yukarı aynı görevine devam etme imkanına sahip oluyor. Veya bir başka yerde ona benzer bir görev alıyor. Bu görev 20 yıldır var. Mesela hangi görev devamlılık ister? Tank. Çok kıymetli bir silah şu anda. Tank’ın şoförünü biz alıyoruz, intibak ettiriyoruz, doğru dürüst yetişiyor derken terhis oluyor gidiyor. Kullanmıyor mu kullanıyor ama onu devamlı olarak aynı kişi kullandığı, tecrübe sahibi olduğu takdirde ona bir zarar vermez. Daha iyi, etkin kullanma imkanına sahip olur. Tank nişancılığı biraz teknik istiyor, tam yetişiyor terhis oluyor. Telsiz operatörlüğü tecrübe istiyor, devamlılık istiyor. Bazı yerlerde güvenlik görevlileri kapılarda kontrol yapmaları hususunda tecrübe istiyor…böyle böyle hem deniz kuvvetlerinde hem hava kuvvetlerinde hem jandarma genel komutanlığında 20 yıldır uzmanlaşma çalışması var. Aşağı yukarı 30 bini buldu mevcutları. 

Peki bölücü terörle yaklaşık 30 yıldır mücadele eden TSK’nın teröristleri topyekün ortadan kaldırmakta takıldığı en büyük engel nedir? 

20 yıllık bir uzmanlaşma var. Son iki yıldır ise 5 tane Komando tugayı var, terörle mücadelede kullanılıyor, bir tane de Jandarma genel komutanlığında komando tugayı var o da terörle mücadelede kullanılıyor. Deniyor ki, adamı alıyorsun, yetiştiriyorsun, kondisyon sahibi oluyor, tam bu göreve alışıyor, terhis oluyor, gidiyor, halbuki bunun devamlı olması lazım, o bölgede alıştığı görevinin devamlılığını getirmemiz lazım. Bu 6 komando tugayının tamamının uzmanlardan oluşması kararı verildi ve bu çalışma da bitmek üzere. Onlar da 6-7 bin kişi tuttu ilave, onlar zaten yapılıyordu. Yüzde 90’ı dönüştü, sadece subay-astsubay-uzman oluyor, bu da oldu. Şimdi de deniyor ki, sınır boylarındaki özellikle Irak sınırı öncelikli olmak üzere oralarda da görev yapanlar var, tam araziye alışıyor, intibak ediyor, en faydalı zamanda terhis oluyor gidiyor. Bunları da uzmanlaştıralım, devamlılık arz edelim. Terörle mücadele devam ediyor, devamlılık, tecrübe isteyen bir konu, onun için öyle bir çalışma da şu anda yapılıyor. Dolayısıyla sınır birlikleri, komando tugayları ve zaten uzun zamandan beri süregelmekte olan uzmanlaşma konusu tabi ki Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısında profesyonel olarak çalışan insanların miktarını arttırıyor. Ama tabi ne kadar artarsa artsın, ne kadar çoğalırsa çoğalsın subay-astsubay-uzmanların mevcudu, toplam mevcut içerisinde yüzde 20-25’i geçmez. Ama yine mecburi askerliklerde er ve erbaşlar yüzde 75’ini oluşturur Türk Silahlı Kuvvetlerde. 

Peki bu özel birliklerin oluşması ancak TSK'nın emir ve komuta hiyerarşisi içinde mi mümkündür?

Başka türlü olmaz. Zaten bu komando tugayları Silahlı Kuvvetlerin komandosu tugayıdır, bunların içindeki mecburi askerler azaltılıyor, uzmanlar çoğaltılıyor ve tamamı uzman oluyor, yedek falan da olmayacak, yine Silahlı Kuvvetlerin kendi bünyesindeki tugaylar bunlar. Yine Silahlı Kuvvetlerin bünyesindeki birlikler, erbaş ve erlerin yerine uzman erbaş ve erler gelecek. Yoksa aynı teşkilat devam ediyor. 

Peki bu uygulama bugüne değin neden yürürlükte kaldı, terörü kökten çözeceği düşünülen bu birlik bugüne kadar neden kurulmadı sizce?

Bu yanlış bir yaklaşım, terörü kökten çözmez bunlar. Bu tarzda terörle mücadele devam ediyor. Terör konusu ilk 1984’te ortaya çıktı, 1991 yılına gelindiğinde bu konu gündemden düştü. Yani terör örgütü askeri anlamda yenildi o zaman, birinci körfez savaşından dolayı Irak’ın kuzeyinde yeni bir ortam doğdu, yeniden yeşerdi, sonra tekrar şiddetlendi terör, 1999’da bir daha askeri alanda yenildi. O zaman da gündemden düşmüştü ama 99’dan 2004’e kadar olan süreç içerisindeki çeşitli uluslar arası, Avrupa Birliğine giriş süreci, Amerika’nın Irak'ı işgal etmesi gibi konular üst üste geldi, bizde de doğru dürüst tedbir alınmayınca terör yeniden gündeme geldi, 2004’ün yazından itibaren ve bugüne kadar da artarak devam etti. Biz bu başarıyı, Silahlı Kuvvetler, güvenlik güçleri olarak mevcut sistemle aldık. Yani terör örgütünün etkisiz hale getirilmesini mevcut sistemle başardık. O zaman böyle özel kuvvetler, komandolar, uzmanlar, profesyoneller falan yoktu. Yine bunlar olmasa dahi ben zaman içerisinde, birkaç yıl içerisinde yine terörün etkisiz hale getirilebileceğini ve gündemden düşebilecek noktaya kadar çekilebileceğini değerlendiriyorum ama terörle mücadele eden unsurların profesyonel bir yapıya sahip olmak suretiyle bundan sonra olabilecek terör hadiselerinde artık tırmanmaya yüz tutmadan hemen üstesinden gelebilmek için elimizde hazır bir kuvvetin oluşması ihtiyacı var çünkü belli ki Türkiye devamlı olarak bölücülük tehditi altında. Bölücülüğün iki ayağı var; bir bölücü siyaset ayağı, bir de bölücü terör ayağı var. Bölücü terörde, teröristle mücadele birinci planda geliyor. Bunun mutlaka uzun vadeli olarak ve her kafasını kaldırdığında onun etkisiz hale getirilmesi için, süreklilik isteyen bir konu haline geldi. Onun için böyle bir yapılanmaya doğru gidiliyor ama bugüne kadar mecburi askerlik sistemiyle bu işi devam ettirenlerin de bu işi başardığını ve bu bölünmeye karşı alınacak tedbirler konusunda son derece de vazifesini yerine getirmiş bir olgu olarak ortaya çıkıyor. 

Peki, dışarıdan destek aldığı düşünülen PKK’nın, özel orduya yönelik strateji geliştirmesi mümkün müdür? yani onlar da karşı hamle yapabilir mi, olursa bu ne tür bir hamle olur?

Yok, netice itibariyle bu bir teröristtir. Yuvalandığı yer vardır. Organize olduğu, desteğini aldığı yer vardır, oradan gelir, ülkeyi rahatsız eder ve terör eyleminde bulunur. Bununla yapılacak mücadele, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aşağı yukarı aynı teşkilat vasıtasıyla fakat uzman personeli daha fazla olan bir teşkilatla devam edecektir. Onun için terör örgütünün kırsal alandaki eylemlerinde büyük bir farklılık ortaya çıkmaz. Yine aynı şeyleri yaparlar. Zaten kırsal alanda baskı altındalar şu anda, onun için kentlere doğru kaymaya çalışıyorlar. Alandan çıkıp başka yerlere doğru gitmeye çalışıyorlar ki dikkati ve baskıyı dağıtmak için, böyle bir çaba içerisindeler. Bundan sonra da aynısı olur ama meskun mahallerde yani şehirler, kasabalarda terörle mücadelede önem kazanacak bugüne kadar olduğu gibi. Tabi şehirlerdeki mücadeleyi de polisin, çevik kuvvetin, özel hareket timlerinin yapması lazım. Onların da bu konuda güçlenmesi lazım. Tabi ki bunların her ikisi de devletin kuruluşları olduğu için zaman içerisinde silahlı kuvvetlerdeki terörle mücadele eden unsurlarla emniyet genel müdürlüğündeki terörle mücadele eden unsurların ihtiyaç halinde yardımlaşması da mümkün olabilir. 

Özel ordu konusunu bazı siyasi partiler ayrı bir ordu kurulmaya çalışıldığı şeklinde yorumluyor. Sizce kurulacak birliğin TSK’ya alternatif olması nasıl sonuçlar doğurur?

Çok vahim sonuçlar doğurur, öyle bir düşünce varsa. Fakat öyle bir konu yok şu anda. Ne Başbakan ne de iktidarda olan siyasetçiler böyle bir şeyden söz etmedi. Silahlı Kuvvetlerin de böyle bir düşüncesi yok. Bunların dışında ayrı bir ordu kurup ona görev vermek gibi bir durum ortaya çıkarsa bu tabi ki Türkiye Cumhuriyetinin yapısı içerisinde zaman içerisinde tehlikeler de ortaya çıkartabilir. Hatta bir benzetme yapmak isterim, İran’daki devrim muhafızlarına benzer. 

Birliğe en yakın oluşum olarak JİTEM görülüyor…

JİTEM’le alakası yok, JİTEM dediğiniz Jandarma İstihbarat Teşkilatı ve onunla birlikte görev yapan kişiler. Bunlar istihbarat elde eder, elde ettiği istihbarata göre bunun tedbirlerini alır. JİTEM diye bir konusu yok ama böyle bir teşkilat var. Silahlı Kuvvetlerin üstünde de bir istihbarat teşkilatı var, emniyette de var, jandarmada da var. Ama böyle bir konunun JİTEM’le alakası olmaz. Olsa olsa öbür türlü olur.

Bugüne kadar mücadeleyi mevcut teşkilatla yürüttük. Ve bunda da başarılı olunmuştur. Şehit olunuyor diye acaba uzmanlaşmaya gidilirse şehit sayısı azalır mı diye bir düşünce var. Şehit sayısı falan azalmaz. Şehitlerin oranına baktığınız zaman uzmanların, astsubayların ve subayların daha fazla şehit olduğunu görürsünüz. Onun için profesyonelleşti, uzmanlaştı, şehit sayısı daha az olur diye bir beklenti içine girmemek lazım, eğer bir mücadele varsa bu mücadelede şehit olmakta var, yaralı olmakta var. Bugüne kadar bir başarı varsa bu başarının sahibi de hem profesyonel olarak görevlerini yapanlar hem de  mecburi askerlik hizmetiyle askerde bulunanların gayretleri, vatan sevgileri ve bu konuda vazife anlayışlarından kaynaklanmıştır. Şehit olmak vardır ama şehit olacağım diye gidilmez, vazifemi yapacağım diye gidilir. Ama vazifesini yaparken şehit olmakta kaderde varsa o da olur. 

Aslında Başbakan da “uzmanlar da şehit olacaklarını bilecekler” diyor ama…

O biraz yanlış bir tabir.  Gazze’ye benzer o zaman. Gazze’ye giden gemilere benzer. 

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ, TERÖR UZMANI ERCAN ÇİTLİOĞLU:

Adım adım ilerlenilen Profesyonel Ordu projesinin etkinliği konusunda sizin fikriniz nedir?

Ben bunu profesyonel askerliğe gidiş veya profesyonel askerliğe adım tarzında değerlendirmiyorum. Bu şekilde tanımlamak bence meseleyi kendi çerçevesinin dışına çıkarmak olur. Burada tartışılan ordunun profesyonelleşmesi değil, sınırların korunmasından görevli Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde özel bir birlik. Bunu profesyonel orduya geçiş şekilde yorumlamanın ben çok çok doğru olduğu kanaatini taşımıyorum. 

Peki terörizmle mücadelede 30 yıllık tecrübeye sahip TSK’nın teröristleri topyekün ortadan kaldırmakta takıldığı en büyük engel nedir? TSK'nın emir ve komuta hiyerarşisi içinde özel birlikler oluşturması çok mu zor?

Bir, terörle mücadelede sadece güvenlik boyutuna ağırlık vererek, mücadeleyi sadece teröristle yaparsanız terörizmi sonlandıramazsınız. Çünkü etkisiz hale getirilen teröristlerin yerini, terörizmi besleyen ana nedenler, kaynaklar ve gerekçeler sonlandırılmadığı takdirde onların yerlerini bir başkaları alır. Türkiye’nin yanlışı, teröristle mücadeleyi, terörizmle mücadele şeklinde algılayıp mücadeleyi de bu zemin üzerinden yürütmüştür. Oysa teröristle mücadele, terörizmle mücadelenin çok küçük bir parçasıdır. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri 30 yıldır terörizmi sonlandıramadı dediğiniz zaman terörizmi sonlandırmak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ödeviymiş gibi bir algı yaratır. Terörizmle mücadele siyasi irade veya siyasi iktidarların görevidir. Teröristle mücadele de güvenlik güçlerini ilgilendirir. Dolayısıyla bugüne kadar teröristlerin sonlandırılmamış oluşunu bir başarısızlık öyküsüne dönüştürmenin de çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü teröristle mücadele genel konsept içerisinde terörizmle mücadelede ancak yüzde 10’luk bir paya sahiptir. Yüzde 90’lık pay, askerin veya güvenlik güçlerinin görev alanı dışında kalan konulardır ki bunları da sivil otoritenin yerine getirmesi gerekir. 

Sivil otorite de bu yönde bir birlik oluşturma gayretinde. Bugüne kadar neden kurulamadı sizce böyle bir birlik?

En azından sınırların korunması ile ilgili özel birlik Türkiye’nin gündemine oturduğu andan itibaren Türk kamuoyuna yansıyan tartışmaların içeriğine baktığınız zaman bugüne kadar bu konuda niçin bir birliktelik sağlanmadı bu açık şekilde ortaya çıkar. Henüz bu birliğin; görevi, kuruluşu, kime bağlı olacağıyla ilgili herhangi bir şey ortada yok. Şu anda biz neyi tartışıyoruz, bu birliğe mensup olanlar öldükleri zaman şehit mi sayılır, terör mağduru mu sayılır, bıyıkları badem bıyıklı mı olsun, ülkücü bıyığı mı olsun? Şu anda tartıştığımız bu. Yani ortada böyle bir birlik yokken, bu birlikte görev alacaklar şehit mi sayılacak, terör mağduru mu tartışmasının içine Türkiye girerse, bıyıklarının şekliyle ilgili bunların siyasi ideolojileriyle ilgili, üstelik en üst düzeydeki kişiler aracılığıyla yorumlar yaparsak, o zaman bugüne kadar Türkiye’de terörizmle mücadelede niçin bir birliktelik, konsensus sağlanamadığı çok açık biçimde ortaya çıkar.  

Bu doğrultuda ortaya atılan bir diğer iddia da, bazı siyasi partilerce, ayrı bir ordu kurulmaya çalışıldığı yönünde… 

Özel ordu demeyin, özel ordu dediğiniz zaman bu ayrı tartışmalara eşlik ediyor. AKP kendi özel ordusunu oluşturuyor diye. Ben bu tartışmayı da son derce yersiz buluyorum. Hiçbir siyasi parti kendisi ile ilgili özel bir ordu oluşturmaz. Özel ordu dendiği andan itibaren gündemde olmaması gereken tartışmalara eşlik eder hale geldiği için sizlere basın mensubu olarak çok büyük sorumluluk düşüyor. 

Peki PKK’nın, özel birlik stratejisine yönelik bir strateji geliştirmesi mümkün mü? Onların karşı hamlesi olarak neyi ön görüyorsunuz?

Gayet tabi karşı hamleleri olacaktır. 1984’ten 2010’a, 26 yıldır kendisine karşı uygulanan tüm askeri yöntemlere rağmen ayakta kalabilme başarısını göstermiş bir örgüt var bizim karşımızda. Biz nasıl bir ortak akıl içindeyiz, örgütün de kendi içinde bir ortak aklının olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla onlar da bu yönteme karşı mutlaka karşı bir yöntem geliştirip bunu uygulamaya koyacaklardır. Burada dikkatlerden uzak tutulması gereken bir nokta var; devletin refleksi ağırdır ama örgütün refleksi çok çabuktur. Devlet çünkü bazı kurallar doğrultusunda hareket etmek zorunda olan bir aygıttır ama terör örgütünü bağlayan hiç bir kural olmadığı için onlar çok daha çabuk dönüşüm ve değişim gerçekleştirip reflekslerini çok çabuk ortaya koyabilirler. O nedenle bu tartışmaların kamuoyunda bu kadar uzun sürmesini örgütün bir refleks geliştirmesi bağlamında son derece sakıncalı buluyorum. 

 

 

 

 

 

YORUMLARINIZ
Selim Akten - 22.07.2010 13:32
Genel anlamda pkk kurtleri temsil etmiyor. TSK, pkk'yi etkin ve suratli bir sekilde ortadan kaldirdigi an butun ulke rahatlayacaktir. Anadolu ekonomisi canlanacak ve cok daha guclenecektir. Ozel birlik bu konuda yardimci olacaktir. pkk azinligini demokrasi ve esit haklar istedigi konusunda derin supheler var. Demokrasi istemleri bence kilif, gercek niyet boluculuk-ayrilikcilik. Diger bir kisminin ne istedigi belli degil, acendalari gizli. PKK ne versen de terorden vazgecmez. Isin icinde kudurmusluk oldugu gibi buna alismislik da var. Kokunu kazimak ozel birlikle olacaksa biran once olmali, diger yandan da guneydogudaki kardeslerimiz kurtler dahil butun ulkeyi rahatlatacak demokratik gelismeleri israrla ve hizla surdurmeli.
mehmet bey - 21.07.2010 21:21
İktidarın terörle mücadele konusunda kafası bulanık.....düşününki!!!...toplumun kahir çoğunluğu,iktidarın terörle mücadele etmesini istediği halde,hükümet terörle mücadele konusunda isteksiz ve adeta ayak sürüyor.....sebebi belli.....SİYASİ RANT....yani kürtlerin oyu.....
ANALİZ - 20.07.2010 15:27
ÖZEL bİRLİK çoook gerekli ve pkk nın patronları olan ergenekonu bilhasa yok etmeli.
Can - 19.07.2010 19:19
İki yorum da sanki birbirinden haberli gibi olmuş. Demek ki aklın yolu birmiş
popeye - 19.07.2010 16:47
özel birlik ne yapar pek bilinmez ama..birlikleri elbiseleri silahları degiştirmeden önce kafa yapısının degişmesi şart..devlet askere skerde hükümete küskün..halk da ortada maymunu oynuyor.ilk önce çözümlenecek bişey var asker,hükümet din irtica don şalvar ezan cami laiklik alevilik sunnilik bunları bırakmalı ve tek görevi vatanın bölünmez bütünlügü olmalı.hükümet sagcı diye solcular ,solcu diye sagcılar dinci diye hepsi beraber bazı kurumları lekelememeli ve görevi neyse onu yapmalıdır..şimdi korkulan hükümet kendine ordumu kuruyor.muhalefet yapacagız diyede herşeye karşı çıkılmaz.burası Türkiye ve burada herşey var..bekleyin ve görün..yıllardır bu devlet silahlı kültürel çok akınlar gördü.yıkılmadı yıkılmayacakta..peygamber müjdeli bir ülke.gitti asala geldi pkk o gitse yenisi gelecek ne farkeder hayatımız mücadele.hiç bir toprak yok ki ugrunda bu denli savaş verilsin ve bu denli kutsal olsun..özel birlik gelecekte ne olacak yani..mehmetler mehmetçiklerf bu vatan için varız ve bu vatan için yaşayacagız ve hatta yok olacagız..bizim acemimizde uzmanımızda ölmeye hazır .ha bir mehmet topraga düştü ha beş...vatan sagolsun...nefer şehit ordu gazi olacak...ALLAH VE RESULU BİZDEN RAZI OLACAK...
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

Share on Facebook