(İHA) - Demokrasi Parkı önünde Gaffari İzci tarafından yapılan açıklamada, "12 Eylül 2010'da yapılan referandumla kabul edilen ve kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı veren Anayasa değişikliğini fiilen hayata geçirecek kanun tasarısı, 16 ay gecikmeli olarak TBMM'ye sevk edildi.
Memur-Sen olarak, söz konusu tasarıyı bu şekliyle kabul etmemiz mümkün değildir. Tasarı, 12 Eylül 2010'da yakalanan ve sürdürülmesi gereken demokratikleşme heyecanıyla uyumlu değildir.
Tasarı masaya değil, sahaya davet tasarısıdır. 16 ay içinde TBMM gündemine sayısız kanun getiren, hatta şike yasasını cumhurbaşkanının vetosuna inat Meclis'ten 2 kere geçiren, milletvekili maaşlarını artıran tasarıyı 15 dakikada oylatan hükümet anayasal zorunluluk olmasına rağmen sıra memurların toplu sözleşme yasa tasarısına gelince 16 aydır taleplerimizi duymuyor, beklentilerimizi görmüyor ve bizi anlamıyor, anlamak da istemiyor. Bunun somut sonucu olarak; cumhuriyet tarihinde ilk defa memurlar zam almadan ocak maaşını almak zorunda bırakılmıştır" denildi.
İzci, açıklamasına şöyle devam etti:
"Referandumdan hemen sonra 60. hükümette konuyla ilgilenen Devlet Bakanı Hayati Yazıcı döneminde başlayan ikincil mevzuat çalışmaları, 12 Haziran seçimleri sonrasında 61. hükümetin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'le devam ettirilmiştir.
Bu çalışmaların bütününde hizmet kolu başta olmak üzere birçok konuda uzlaşma sağlanmış ve Üçlü Danışma Kurulu'nun son toplantısında TBMM'ye gönderilecek metnin içeriğinde birçok konuda uzlaşılmıştır. Ancak, bugün TBMM'ye sevk edilen tasarıda üzerinde mutabakata vardığımız hususların bile yer almadığını görüyoruz. Bu uzlaşma kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu tasarı bizim için yok hükmündedir. Hükümetin konuya yaklaşımındaki olumsuzluk, tasarının sevk edildiği komisyondan da anlaşılmaktadır.
Tasarı ilgili komisyon olarak Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'na gitmesi gerekirken, Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edilmiş, ilgili komisyon ise tali komisyon konumuna getirilmiştir.
Hükümet adına memur sendikaları ve konfederasyonlarla masaya oturan bakanların 'evet' dediği hususların bile daha sonra değişikliğe uğratılıp, konunun tarafı olan memur sendikaları konfederasyonlarının görüşlerinin alınmaması kabul edilir bir durum değildir ve ileri demokrasi iddiasıyla bağdaşmamaktadır."