Evde sadece çocuklarımız ve biz vardık. Öğleden sonra ile akşam üzeri arası bir vakitti.
Hiçbir zaman, hiçbir askeri davete katılmadık. Daha doğrusu kendi yakın arkadaşlarımızın dışındaki davetlere katılmak adetimiz yoktur. Evimizde Cumhurbaşkanları da ağırladık.
Ya dostlarımızdı, ya da işsiz bırakılan dönemlerde nezaket adına geçmiş olsun diyenlerdi. Bazı parti başkanları da böyle dönemlerde geçmiş olsun derlerdi.
Dinç Bilgin kartel kurduğu dönemlerde sayısı ondan fazla olan dostlarımızın yanında geldiği noktadan dönüşü olamayacağını, askeri arkasına alıp bir yere varamayacağını Mehmet Barlas’dan duymuştu.
Ne Dinç Bilgin, Ne Aydın Doğan şahsen benim görüş alanımda bile olamazlardı. Son yirmi yıldır olmadılar da. Dinç Bilgin yukarılara bakarak sürdürdüğü sohbetlerini aynı zamanda pek iyi dinlemiyormuş anlaşılan.
Gerçeği pek olmayan bir davetten söz etmiş. Kendini de katmış. Mehmet Yılmaz da bir şeylere kılıf aramış. Buralarda bulamaz. O kendi medya grubunun içinde böyle ittifaklar arasın.