Hiç layık olmadığım halde şahsıma mesajlar yazıp muhabbetlerini, sevgilerini, samimi duygularını paylaşan, iç sıkıntılarını açan, yüreklerini döken, beni kendilerine dert ortağı sayan kardeşlerim var. Onların yazıp yolladığı ancak benim okumaya ve cevap vermeye yetişemediğim binlerce mesaj bekliyor şu anda…
Birkaç gün önceydi…
Okunmayı bekleyen mesajların arasında birine denk geldim. Nasıl oldu bilmiyorum ama belki benim ihtiyacım olduğu içindi… Allah denk getirdi.
Mesajı açtım.
Biraz uzuncaydı. Tereddüt ettim okuyup okumamakta.
Ama başladım…
Okudukça heyecanım da merakım da artmaya başladı…
Bitirdiğimde ise yanağımdan süzülen gözyaşları ile dudağımda, “Allah’ım sana binlerce defa hamd olsun” sözcükleri vardı…
Bilmeden…
Farkına iç varmadan…
Belki de hiç düşünmeden…
Kimlerin hayatının nasıl değiştiğine, nasıl vesile olduğunuzu bilmeden…
Sadece ve sadece Allah’ın rızasını kazanabilmek amacıyla okudukça hikayeleri, Sizin de hayatınız değişiyor…
Az sonra Siz de okuyacaksınız ama…inanın o kadar çok benzer mesaj geliyor ki.
Mücrim Asım kulunu, bu kadar güzel şeye vesile kıldığı için Rabbime hamd ediyorum…
Varsa bir güzellik ve iyilik tamamen lûtf-i İlahî’dir…
Sizinle, yukarıda bahsetmeye çalıştığım e-mesajı paylaşacağım. Aynen aktarıyorum:
“Merhabalar Asım abi. Adım Uğur. İstanbulda Üniversite öğrencisiyim. Size sizin vesile olup kurtardığınız bir hayattan bahsetmek istiyorum. 22 yaşındayım. Ailem izmirde. İstanbula üniversite dolayısıyla geldim. Geçen yıl kız arkadaşımla tanışdım . Ailem uzakta oldugu ıcın yanlızlığıma çok da iyi gelmişti. Herşey çok güzel gidiyor derken. Kız arkadaşımın okulu bırakdığını söylediler. Hiç birrşey söylemeden irtibatı kesmişdi benden. Araştırdım. ne yaptım ne ettim evinin adresini buldum. evine gittim. Beni sevmese bile bana bunu söylemeli dedim. en kötüsünü bile kabullenmiştim artık. kapsına gittiğimde kimseyi bulamadım evlerinde. komşusu çıktı ve hastaneye yatırıldığını , Gamzenin Kan kanseri olduğunu söyledi. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü o anda. İçimde bir kaya hissettim yüreğimin üzerine düşen. O kaya öyle agır gelmiş olacak ki kendımı kaybedip yerde buldum kendimi. Kendime geldiğimde hastanede ve annemi başucumda buldum. Aynı gün taburcu oldum. Ve Gamzeyi bulma kararı aldım. Ne olursa olsun onu görmeliydim. O zor durumda diye benı bırakmış olabilirdi. Ama ben Sevdiğinin elini kötü günde bırakacak kadar karaktersiz degıldım. içim acıyodu. Tekrar komşusuna gittim. Komşsu beni içeri aldı ve herşeyi anlattı. Kanserinin çok ilerlediğini , artık yaşamasının mucize olduğunu falan söyledi. Ailesi ne yapsa onu hayata bağlayamadıklarını , artık durumu kabullendiklerini söyledi. hemen hastaneye koştum. Ailesiyle konuştum , önceki durumumuzuda anlatım hatta. çok üzgündü onlarda. birşey yapmalıydım. Ama ney. Çok düşündüüm. sonra siz çıktınız karşıma. İnternetten durumla ilgili araştırma yaparken , sizin seslendirdiğiniz bir şiire rastladım. Ağlayarak dinledim. 1 gün toparlanamadım onu dinledikten sonra. Bunu yapmalıydım evet. Bunu dinlemeliydi. Hemen onu bir cd ye attım. Hastaneye koştum. kapısından içeri girdim , Ağlamaya başladı beni görünce. onu saçsız ve o halde görmeme dayanamıyordu. ona bir süprizim olduğunu , onu asla bırakmayacağımı , sevdiğinı kotu durumda bırakacak kadar adi olmadıgımı söyledim. Doktorundan izin aldım . Cd yi bilgisayarıma taktım , Ve Sizin videonuz oynamaya başladı. Video bittiğinde Gözyaşlarına boğuldu . Bana sarıldı , ve savaşacağını yaşama sevincini ne olursa olsun kaybetmeyeceğini söyledi.. Sizin ağzınızla ona bürsüürü soru sormuşdum. yapacağımız şeyler vardı. Dünyamız vardi. Ahiretimiz vardı. Lafı uzatmayayım. Kazandığı yaşama sevinciyle kurtuldu kız arkadaşım , şimdi kanseri yendi ve sözlüyüz. O videonun sonunda Cennetim olurmusun ? diyordu çunku. Daha cennetimiz vardı. Size minnettarım ve çok tanışmayı bunları yüzyüze anlatmayı çok istiyorum. anlatacaklarım bu kadardı Kendinize iyi bakın.”