Bizim gibi gelişmiş ülkelerle gelişmemiş ülkeler arasında olan ülkelerin teknolojiyle imtihanı bir türlü bitmez.
Hayatı kolaylaştıran teknolojiler günlük yaşantımıza girdiğinde teknoloji ile birey garip bir görüntü kazanır. Uzun bir süre kullanma kılavuzuna aykırı görüntüle çevre kirliliğine neden olur.
Bizler teknoloji üreten bir toplum olamadığımız –patentli- için teknolojik alt yapımız bilgi bağlamında yeterli değildir. Ancak yetersizliğimiz teknolojiyi edinme ve kullanma isteğimize asla ket vurmaz. Vurmamalı da.
Fakat teknolojinin sihirli bir değnek misali bütün sorunlarımızın aşılmasında bir güç olduğunu düşünmek gibi bir hata içinde olabiliyoruz. Ve her alanda teknolojiyi kullanmayla ezberci bir mantık yürüterek hızla ilerlemeyi ve çağ atlamayı düşünüyoruz.
Teknolojiyi gümrük kapılarında kullanabilirsiniz. Tıp, ulaştırma, emniyet, ordu, günlük hayat gibi sınırsız bir alanda yeni gelişmeleri takip ettiğinizde hayatınızda büyük kolaylıklar sağlarsınız.
Ancak eğitim alanına gelince aynı rahatlığı ve kolaylığı göremeyebilirsiniz. Okulların gelişmiş teknik alt yapısını kastetmiyorum. Kastım öğrencilere yani çocuk ve ergen döneminde olan bireylere teknolojiyi nasıl kullandıracağınızdır.
Malumunuz üzere Milli Eğitim Bakanlığı her öğrenciye notebook dedikleri el bilgisayarı verecek. Ve bu yolla da eğitimdeki geri kalmışlığımız ortadan giderilecektir.
Şunu çok açık ifade edebilirim. Eğitim sektörünün içinde yani mutfakta olan öğretmenler böyle bir uygulamanın yarardan çok zarar vereceğini ifade ediyorlar. Ve asıl olan da öğretmenlerin bu konuda söyledikleri olmalıdır.
Bu bağlamda teknolojinin eğitim-öğretimdeki etkileri hakkında yapılmış araştırmalara da göz atmak gerekiyor. Türkiye Özel Okullar Birliği’nin “Dijital Çağda Eğitimde Fırsatlar ve Sorumluluklarımız” başlıklı sempozyumda konuşan Talim Terbiye Kurulu eski Başkanı Prof. Dr. Ziya Selçuk çok farklı şeyler söylüyor.
Prof. Dr. Selçuk, ABD'de okulların dijitalleştirilmesi projesine 2005'ten bu yana 33milyon dolarlık yatırım yapan Arizona'daki Kyrene okulları ile ve Türkiye'de her öğrenciye bir bilgisayar projesini uygulayan Kocaeli'nde bilgisayarların eğitimde kullanılmalarının sonuçlarını karşılaştırarak şu sonuca vardı.
Kyrene'nin ulusal sınavlardaki test sonuçları yükselmedi, ama artık öğrenciler internette araştırma yapar hale geldi. Teknoloji kullanımı yaygınlığı açısından eyaletin saygınlığı arttı, ama öğrenme başarısı artmadı. Kocaeli'ndeki örneklerden çıkan sonuçlardan 6. sınıflarda başarının düştüğünü, bazı ailelerin dağıtılan bu notebookları sattığını, sınıf düzenini bozduğunu, dershanelere getirmelerinin yasaklandığını öğrendik.
Cep telefonlarının, facebook gibi sosyal ağların öğrencilerin ve ailelerin davranışları üzerindeki olumsuz etkilerine bakılmadan yanlış tutumların adeta ödüllendirilmesi olacak olan notebook hediyesi okulların öğrenme motivasyonunu altüst edecektir.
Prof. Dr. Ziya Selçuk, araştırmalara göre teknolojinin öğrenme başarısındaki etkisinin yüzde 1'i geçmediğini söylüyor. İyi öğretmenlerin eğittiği çocukların başarısı yüzde 80'e çıkıyor. Gelişmiş ülkelerde de 1 dolar teknolojiye yatırım yapılıyorsa, 1 dolar da öğretmene yapılıyor" diyor.
Eğitim ve öğretimin olmazsa olmazı disiplindir. Bir öğretmen derse girdiğinde her bir öğrencinin elinde elektronik bir oyuncak varken nasıl ders anlatacağını düşünüyorum.
Şimdiden Allah yardım etsin. Tabi bu çözülmeden veliler de çok etkilenecek. Çünkü biz teknolojinin eğitimde bu şekilde kullanılması konusunda çok acele ediyoruz.
mevlanatrb@gmail.com
twitter.com/mevlanacakiral