Gümüşlük de Mardin gibi dünyanın olağanüstü tarih hazinesi.
Üstelik güzel bir iklimin üstüne yapılmış. Milyonlarca turist burada, aski medeniyetleri tanımış olur. Doğayı yaşar,.
.
Gümüşlüğe 40 yıl önce gittiğimde Leleg adlı tek bir balıkçı barınağı vardı. Şimdi tarihi alan olduğu için derme çatma meyhaneler oluşmuş. Ama çevre düzenlemesi hiç yapılmamış. Bu ne biçim titizlik?
Tarihi anlatan görsel bir müze bile çevreyi zenginleştirir. Gelene gidene anlam katar. Dolunay ve minik eskimiş adatepeler bu işe talip, ama insanoğlunun taçlandırmadığı bir alan olarak duruyor.
Allahtan sanatçılar işe bir ölçüde el atmış. Birkaç parça el yapımı iş satıyorlar. Ama yaptıkları işte çok tekrar var. Oysa insan Gümüşlük gibi bir ortamda çıldırır.T arihi elden geçirir, satar.
Çinliler Şien kentinin yer altından çıkardıkları terakota askerleri, kopyalayıp dünaya satıyorlar.
Bizim sanatçılar ise begonvilleri bile tam satamıyor. Hintli filleri , tekrar edip yapmışlar. Gümüşlükte Fil varmış gibi..
Turizm fantazi gerektiren bir alan. Uyduruk çözümlerle olmuyor.
Turizme sihir katmak gerek. Bu sihir Gümüşlükte tarihten kalmış... Biraz ışık bile yetebilir.