Edebiyat eleştirmeni Fethi Naci iki yıl önce bugün aramızdan ayrılmıştı. Nurullah Ataç'tan sonra üslubu, perspektifiyle ve ödünsüzlüğüyle edebiyat dünyasında en önemli eleştirmenlerden biri olarak öne çıkan Naci, ölümünün ikinci yılında Yazının Gül Dikeni adlı, ona armağan olarak hazırlanan kitapla anılıyor. İthaki Yayınları'ndan çıkan Hürriyet Yaşar tarafından hazırlanan kitapta Tahsin Yücel, Yiğit Bener, Cemil Kavukçu, Ferit Edgü, Adnan Binyazar gibi yazarlar, Doğan Hızlan, Derviş Şentekin gibi eleştirmenler, Cevat Çapan, Sait Maden, Haydar Ergülen, Süreyya Berfe gibi şairlerin Naci ile ilgili yazıları yer alıyor. Semih Poroy da bu armağan kitaba bir Naci karikatürüyle destek oluyor.
YERİ DOLDURULAMAZ
Yazar ya da şairlerden kimi Naci'nin aydın kimliği, kimi eleştirmen olarak duruşu ve bir metni inceleme ve değerlendirme biçimini üzerine, kimi yayıncı ve yazar olarak önemini, kimi de dost Naci'yi yazıyor. Kitapta Naci'nin eleştirilerinden de örnekler veriliyor. Fethi Naci'nin boşluğunun doldurulamayacağı bol bol vurgulanıyor. Onu dost olarak özleyenlerin dışında, eleştirmen olarak özleyenlerin sayısı da az değil. 'Eksik Kareli Bir Film Şeridi' başlığı altında ise krolonojik olarak Naci'nin yaşam öyküsü anlatılıyor. Naci'nin ki, hapislerle, sürgünlerle, kitaplarını eleştirdiği yazarların küslükleriyle ama en çok da yazıyla, nesnel eleştiri için kılı kırk yaran titiz çalışmalarla geçen bir ömrün öyküsü...
'Yirmi dört saat edebiyatçıydı'
Yiğit Bener (yazar): "Purosunu tüttürüp viskisini ya da rakısını yudumlarken içten kahkaha atan, güzel yazılmış iki satır okuduğunda gözlerinin içi gülen, o muzip edebiyat tutkunu da (Fethi Naci) özlediklerimden biri."
Tahsin Yücel (yazar): "Öncelikle bireyci olan Ataç (Nurullah) daha çok şiir üzerinde dururken, toplumsal sorunlara daha çok ilgi duyan Fethi Naci öncelikle romana ve öyküye yönelmiş, Türk romanı ve öyküsü konusunda birbirinden değerli incelemeler bırakmıştı bize. Tıpkı Ataç gibi hiçbir zaman düşüncesinden ödün vermemişti."
Süreyya Berfe (şair): "Prensip sahibi insan deriz ya tam tamına öyleydi Naci Abi. Edebiyatı iyi bilir, edebiyattan anlardı. Ataç nasıl 'yirmi dört saat edebiyatçı' idiyse o da öyleydi. Turgut Uyar'ın Her Pazartesi'sini kim basardı? Yazsaydı, bazılarından daha iyi şair olurdu. Ne çok şiir vardı ezberinde. Ne mutlu Naci Abi'ye"
Aydın Boysan (yazar): "Fethi Naci'nin görünüşü, hep güler yüzlüydü. Eleştirmen olarak en batırıcı düşünceler ileri sürerken yine güler yüzlüydü. Pek seyrek ama öfkelenip kalaylarken de o çehre aynı kalırdı."
Doğan Hızlan (eleştirmen): "O sadece bir eleştirmen, yazarların eserlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayan sağlam bir kalem değil, aynı zamanda halkı aydınlatan ve kaliteli yayında rüştünü ispat etmiş bir yayıncıydı."
Derviş Şentekin (eleştirmen): "Bugün kendi adıma Fethi Naci'yi özlüyorum. Çünkü şu postmodern çağda, kötü bir romana 'kötü denmez' oldu."
