Maç öncesi rahat geçer rehavetine kapılanlardan değildim. Çünkü sıradan bir takım değildi Belçika. Birçok oyuncusu Avrupa’nın önemli kulüplerinde forma giymekte. Her ne kadar son yıllarda büyük turnuvalarda boy gösteremeseler de kapsamlı bir yeniden yapılanma içerisindeler. Belki 2012 değil; ama 2014 elemelerinde adlarından daha çok söz ettirecek gibiler. Cuma gecesi Almanya’yı bayağı zorlamaları da kolay lokma olmadıklarının bir göstergesiydi.
Beklediğim gibi kolay da geçmedi maç. Hele Hiddink’in Tuncay’ı ileri uçta tutarak neredeyse sahaya forvetsiz veya yarım forvet formatında çıkması gol yollarında büyük sorun yaşanmasına yol açtı. Oyunu rakip yarı sahaya yığamayan, istediği pozisyonları bulamayan bir Milli Takım izledik. Yenen gol acaba, sorusunu sordurtmadı değil. Ama Hiddink’in doğruyu görmesi rüzgarı tersine çevirdi.
YAN TOPLARA DİKKAT!
İlk yarıda Fellaini’nin Arda’ya yaptığı hareket hiç olmazsa sarı karttı. Birçok hakem de kırmızı kartını kullanabilirdi rahatlıkla; ama hakemin sarı kartını bile kullanmaması şaşırtıcıydı. Selçuk-Semih değişikliğiyle birlikte rakip yarı alanda topa daha çok sahip olmaya başladı ay-yıldızlılar. Bu da baskıyı getirdi doğal olarak. Baskı da golü… Kompany’nin atılmasıyla da rahat bir nefes aldık. Skor 2-1 ve rakip 10 kişi. Her şey lehimizeyken Onur’un büyük hatası Belçika’yı maça ortak etti. Onur’un kaleciliğine lafım olamaz. Ancak Onur’un o büyük çıkışı yaptığı dönemde bile yan toplarda büyük sorun yaşadığı ortadaydı. Kendini çok geliştirse de yan toplardaki sıkıntısını çözebilmiş değil. Yediği iki golde de büyük hatası var. Hele 2. gol tam bir felaket. Liverpol deplasmanından sonra ayakları yerden kesilmiş bir görüntüde. En kısa sürede kendini toparlaması lazım. Umarım bu goller O’nu kendine getirir.
Her iki gol de yan toptan geliyor, son dakikalarda normal bir yan topta bile yürekler ağızlara geliyorsa yan toplarda büyük sıkıntı var demektir.
Arda’yı çok beğendim bu maçta. Attığı gol de büyük moral olmuştur. Hamit bana göre maçın en kilit adamıydı bizim takım adına. Tam bir istikrar abidesi. Kaliteli işler yapıyor, takımın da O’na ayak uydurması durumunda durdurulması zor bir isim. İsmail zaman zaman iyi işler yapsa da daha kırk fırın ekmek yemesi gerek. Bazı yerlerde kritik toplar kaptırıyor. Umarım bir gün Milli Takım’ın başını yakmaz.
Takım yavaş yavaş oturuyor. İki maçın kayıpsız geçilmesi de büyük avantaj.
enginkonca@gmail.com