Bütün darbeler ülkeyi geri götürdü, cinayetlere neden oldu.. Ülkede gelirin büyük bir kısmının orduda kalmasını sağladı.
İçsel tehlikelerin kurtarıcısı da bu darbeciler gibi durdu. Bunların yargıdaki ve üniversitellerdeki taraflıları oldu. Medya patronları, köşe yazarları oldu. Her esen militarist rüzgara yelken açtılar.
Medya patronları, darbeci paşaları sevdi okşadı.Onların yerleşik yazarları da paşaları sevdi.. Ama en fazla darbecileri sevdiler. Çünki onlar yönetiyordu.
Yeraltı, yerüstü, gazeteci, yargıç, işadamı, profesör hepsi zaman zaman bu gemide bulundular. Gemi emin ellerde diye düşündüler. Paşalar birgün gelip ifade vereceklerini rüyalarında görse inanmazlardı.. Onların kalemleri de eşeklerini sağlama bağladıklarını düşündükleri için bir saniye bile başka türlü düşünmeye, öğrenmeye, anlamaya çalışmadılar.
Zaten de medya patronları askerlere bağlı daha iyi para yaptılar. Büyüdüler. Herkes bu medya işine girmek ile işlerini
büyüteceğini düşündü. Gerçekte büyük karları olmayan bu sektör, ne yapıp yapıp, daha fazla iş alabiliyordu.Hükümet kurmak, devirmek, eski başbakanlara bunak raporu almak, banka açmak, kapamak, paşaları buralarda bulundurmak.. Hepsi bu maceranın parçalarıydı.
Ancak bu kalemşörler artık kıvıramıyor. Çünki askerler kendileri darbecileri açıklıyor. Senaryolar ise ilkel ve korkunç.
Bu senaryoları kaleme alanların ruh halleri de ürkütücü.
Ahmet Kekeç'in dediği gibi.. Sinirlenince 'Gidin yatın' diyor. Öyle yapsalar ya...