İşsizdi. Sabah evden iş bulabilme umuduyla çıktı. Dolmuşa binmeyi düşündü. Cebinde sadece bir buçuk lira olduğunu fark etti.
Giderken dolmuşa binse, dönerken binemeyecekti. Dönerken yorgun olurum, dönüşte dolmuşa binerim diye düşündü ve yürümeye başladı.
Biraz ilerleyince kaldırımda duran bir kadın çantası fark etti. Aldı, içine baktı. İçinde iki bin lira para ve birkaç ziynet eşyası vardı.
İşsizdi, dolmuşa binecek parası yoktu, öğle yemeği yiyecek parası yoktu, akşam eve gelecek parası da yoktu. Elindeki çanta ile vicdanı arasında kalmıştı.
Belki bir an tereddüt etti. Ama O, vicdanının sesini dinledi. Çantayı polise götürmeye karar verdi. Cebinde dolmuşa binecek parası olmadığından, karakola doğru yürümeye başladı.
Tam üç kilometre yürüdükten sonra, rastladığı polis aracındaki polis memuruna çantayı teslim etti.
Karnı açtı ama gözü toktu. Cebi boştu ama gönlü doluydu. “Haram mal, burada çıkmasa bile öbür dünyada çıkar” , derken çok mutluydu.
Çantanın sahibi seksen yaşında emekli bir öğretmendi. Çantasını kaybedince umudunu kesmişti. Çantasını bulan adamı evinde konuk etti. Para vermek istedi, adam kabul etmedi. Sadece ev sahibesinin ikram ettiği çikolatadan bir tane aldı, o kadar.
Otuz yaşındaki, bir yıldır işsiz yaşayan Bülent Soylu, soyadı gibi soylu bir davranışla, haber bültenlerine çıktı. Dürüstlüğün ne kadar güzel bir erdem olduğunu bir kez daha herkese gösterdi.
Bülent Soylu, hırsızların cirit attığı, yolsuzlukların kol gezdiği, hak hukukun önemsenmediği, insanların zengin olmak adına bütün değerleri yıktığı bu devirde, vicdanın ne kadar ihtiyaç olduğunu hatırlattı. Kasasında milyonlar varken, doymak bilmeyen, hep daha fazlasını isteyenlere, ibret olacak bir adamlık yaptı.
O çantayı alıp gitseydi, Allah’ tan başka kimse bilmeyecekti. Belki de Bülent Soylu, asıl Rabbine karşı mahçup olmayı göze almadı. Bu dünyada işlenen her fiilin, öbür dünyada karşısına çıkacağını biliyordu. “Sizler de bilin” dercesine, şık bir hareket çekti.
Bülent Soylu, dün karşısına çıkan imtihanı kazandı. Bizlere de müthiş bir ders verdi.
Eyvallah Bülent Soylu, Allah senden razı olsun…