Geçtiğimiz günlerde bir dost evinde İstanbul’un tanınmış ailelerinin kadınlarının bulunduğu bir davette sorularımızı yanıtlayan Bayan Gül konulara şöyle yaklaştı..
İktidarınızın görünenin dışında daha dinci bir Türkiye amaçladığı düşünülüyor. Ve bundan korkanlar var..
Biz özgürlüklerin yanındayız.. Benim ailemde eşimle eşit özgürlüklere sahibiz. Benim kişisel tercihlerime o karışmaz. O bana bir hediye alırsa bende ona aynı ölçüde yanıt veririm. Ve benim düşüncelerime karışamaz.
Tepede üç başı örtülü kadının olması laikçi çevreleri ürkütüyor olabilir..
Bu bir tesadüf. Ancak bu konuda bir önyargımız hiç olmadı. Başı açık, kapalı pek çok dostumuz var. Partideki milletvekili adayları arasında bu çeşitliliği görebilirsiniz.
Geleneksel islamda kadın evde oturur. Kadınlı erkekli yaşam gündemde değildir. Oysa siz eşinizin elinden tutup dünya başkentlerini dolaşıyorsunuz. Zirvelerde birliktesiniz.Bu bir islami modernleşme değil mi?
Bence bu gerçek islam
Üstünüzdeki kıyafetler de daha içaçıcı renkler. Türban tarzı bağlamak sizi daha özgürlüştirmiş. Zaten türbanlı kadınlar , araba kullanıyor,bilgisayar kullanıyor, çalışıyor, flört ediyor, hatta makyaj bile yapıyorlar.
Evet tek farkımız baş örtümüz. Neden içine değil de sadece dışına bakıyorlar.
Bana göre başörtüsünü atınca fark kalmayabilir.. Siz ne düşünüyorsunuz?
Bence de fark yok. Bu sadece inanç sistemi ile ilgili.
Sizi çevre kirliliği ile uğraşırken gördüm.. Çocuklarınız en ileri üniversitelerden mezun oluyorlar.Kızınızın başının bağlı olması kimin tercihi?
Tamamen kendi tercihi. Hatta biz bunu ilk gördüğümüzde şaşırdık.
Bazı endişeli kesimlere neden kendinizi anlatamadınız?
Yapılanlarla, bildiğiniz olumlu gelişmelerle anlaşılırız diye düşündük.
Politika vefasız bir meslek. Kendinizi tanıtmak için ,belki daha çok çalışmanız lazımdı..
Bunun böyle olduğunu düşünüyoruz. Ancak zamanımızın ne kadar dar olduğunu da sizler biliyorsunuz. Eşitliğin ve özgürlüğün olmadığı bir ortamda ben kendim yaşamak istemem. Eşim bile beni kendi tercihlerimle ilgili etkileyemez.