En dayanılmaz ve katlanılmaz insan, edepten yoksun olan insandır. Hiçbir güzellik edepten yoksun olan insana yakışmaz. Hatta bütün güzellikleri çirkinliklere bulayan edepsizliktir.
Hangi fikir olursa olsun, edepli ağızlardan çıkmadığı sürece etkili olmaz. Edepsiz ağızlardan çıkan her fikir güdüktür.
İçinde yaşadığı toplumun farklılıklarına saygı göstermemek yabancılaşmaktır. Yabancılaşmak azınlığa düşmektir. Azınlığa düşmek yalnızlaşmaktır. Yalnızlaşmak ise bir süre sonra düşmanca davranışlar geliştirmek demektir.
Kendisi gibi düşünmeyenlere düşmanca tavır takınmak psikolojik açıdan rahatsızlığın belirtisidir. Ruh sağlığı bozuk insan ise nefret ve düşmanlık kusar.
İzmir’de CHP’li Çiğli Belediyesi’nin düzenlediği ‘Anayasa ve demokrasi’ panelinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yazıları yayımlanan Vecihi Timuroğlu, başörtülülere yönelik ağza alınmayacak hakaretlerde bulunarak kendi türünde hangi kategoride olduğunu açık seçik beyan etmiştir.
Yaptığı vıcık konuşmada Timuroğlu: “Şu an benim karşımda güzel bayanlar oturuyor, onlar da benim gibi insan. Türbanlı bir bayan görünce erkekliğimi hissediyorum” diyerek bilinçaltındaki Freudçu sapıklığı ve ötekine olan düşmanca niyetini kusmuştur.
Edepsizliğin, sapıklığın, düşmanlığın, öfkenin, haddi aşmanın nasıl bir şey olduğunu Vecihi’den görmek mümkün olmuştur.
Elbette kem söz sahibinidir. Aynısıyla mukabele etmek ilgili şahısla aynılaşmaktır. Böyle bir ayniliği insan olan hiç kimse istemez.
Ancak gök kubbe altında terbiyeden mahrum insanlar için de elbette bazı şeyler söylenmiştir. Ama en güzelini, en yakışanını Mevlana Celâleddini Rumî söylemiştir.
Rumi’nin Edep Gazeli yüzyıllardır edepsilerin yüzüne şamar gibi inmektedir. Sözü uzatmadan Mevlana Celâleddini Rumî’ye bırakalım:
İnsanın bedeninde ruhudur edeb.
Allah erlerinin gözü gönlünün nurudur edeb.
Âdem, alemi süfliden* değil alemi ulvidendir.*
Şu dönen feleğin dönüşündeki letafettir edep.
Eğer şeytanın başını ezmek istersen,
Gözünü aç ve gör ki şeytanın katilidir ancak edeb.
Âdemoğlunda edeb bulunmazsa o âdem değildir.
İnsan ile hayvan arasındaki farktır edeb.
Gözünü aç aç da bak bir kelamullaha.
Ayet, ayet cümle Kur’andır edeb.
İman nedir diye sordum akıldan,
Akıl an kulağıma söyleyerek; dedi imandır edeb.
Ey Şemsi Tebrizi, sen sırr-ı ilahisin, sus.
Simsiyah gecelerde semaların en parlayanıdır edeb.
O süslü ve kibar görüntülerin altında kendilerinden olmayanlar için sakladıkları iğrençlikler bir şekilde ortaya çıkıyor. Çıkıyor da ne oluyor?
Onu da muhataplara sormak lazım…
* Alçak, pek aşağı olan **Manevî ve göğe mensup
mevlanatrb@gmail.com