Arkadaşımız Duygu Asena , feminist akımların Türkiyedeki temsilcisi oldu. Ve kitabının adını ’ Kadının Adı Yok’ koydu.
Rahmetli Duygu şimdi yaşasaydı, herhalde ’ Ergenekonun adı yok’ diye bir kitap yazabilirdi.
Bu kitap da diğer kitapları gibi tutardı.Çünki Duygunun diyi çok akışkandı, Bir de Baykal ve Başbuğ bu işi çok sevdikleri için, o da belki adı olmayan bir büyük davayı araştırıp, anlatabilirdi.
Duygu rahmetli oldu genç yaşta gitti.
Ancak biz kalanlar, hiçbir zaman gidenlerin yerini dolduramayız. Ben çıkıp Ergenekon’un adı yok diye bir kitap yazamam.
Çünki kendimi bir tür mağdur olarak algılıyorum. Her darbede ,toplumun geri sayışını izlemek, faili meçhullerin içinden çıkamamak, derinlerden gelen komplo teorileri, o zamanlar dış dünyanın da, bu işlere katılmış olması... Bunların içinde yaşlandık.
Ancak Baykal’a göre Law silahlarının içi boş, Ergenekon’un içi de boş. Başbakan bunun altında kalacak. İyi ya o zaman kahramanlık yapmış olmuyor mu?