Son Haberler
10.02.2012 Cuma 02:26
USD 1,7550 EUR 2,3310 EUR/USD 1,3282 IMKB100   60162/%0,00
ISTANBUL Cuma: -1°C/3°CCumartesi: -1°C/5°CPazar: 1°C/6°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"ATAMALAR NEYE GÖRE YAPILDI?-HABERX ÖZEL"
Hülya Okur, Ordu yönetiminde dün aşılan atama krizinden sonra TSK’daki yapılanmayı çeşitli yönleriyle, emekli asker ve hukukçu ile ele aldı. Yapılan mülakatlarda, Genelkurmay Başkanlığı'na Org. Işık Koşaner’in ve YAŞ'ta atama yapılmayan Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ise Org. Ceylanoğlu getirilme sebepleri üzerinde duruldu. 09.08.2010 12:47

 

HÜLYA OKUR- HABERX

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi:

“BU KADROLAR, SİYASİ KADROLARDIR”

Sayın Erdal Ceylanoğlu’nun Kara kuvvetlerine getirilmesi isabet olmuş. Yani iyi bir görevlendirme. Tahmin ettiğimiz gibi perde arkasında büyük bir kriz olmadığı anlaşılıyor. Kim nereye nasıl gelsin, herhalde görev süreleri etkiledi bu kadar uzun sürmesini diye düşünüyorum. Yaş haddi nedeniyele emeklilik sürelerinden dolayı bu türlü bir uzlaşmada uzama olmuş, hayırlı olur inşallah. 

Bugün askere yapılan müdahalelerin, darbe geleneğini bozmaya yönelik bir adım olduğunu değerlendirenler var, ne düşünüyorsunuz?

Siyasi iradenin isteğine uygun olarak komuta kademesinin belirlenmesi hususunu gelecek için önemli bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Tabi ki bu kadrolar, siyasi kadrolardır. Hem Milli Güvenlik Kurulu açısından olsun, hem Yüksek Askeri Şura açısından olsun, siyasi kadrolardır. Bu icraattan siyasi iradenin sorumluluğu vardır, o bakımdan atamalar da siyasi iradenin kararına uygun olarak yapılması uygun olur. YAŞ, istişari bir organdır. Ama son karar, YAŞ’ın icraata geçmesi, siyasi iradenin, daha doğrusu Milli Savunma Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın onayı ile gerçekleşmesi gerekir. Son şura'daki gelişmeleri, demokrasinin gelişimi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum.

*** 

Askeri Onursal Yargıtay Üyesi Ali Fahir Kayacan:

“AYNI RÜTBEDE OLSA DA KIDEM MESELESİ GÜNDEME GELECEK”

Hayırlı olsun diyeyim. Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile ilgili olarak sanıyorum konsensus sağlandı. Aslında en azından bu gerilen ortamın nomalizasyon sürecine dönmüş olması ülke için sevindirici. Orgeneral Aslan Güner’in durumu ile ilgili olarak ve diğer Jandarma Genel Komutanlığına atanan, onun Kara Kuvvvetleri Komutanı olması halinde sanıyorum Genel Kurmay Başkanlığı tıkanıyordu, herhalde bunlar da düşünülmüştür. Bu yönden de sevindirici. Yani şunun önünü keselim, bunun önünü açalım şeklinde yaklaşım olmadığı görüşüyor. Yalnız Erdal Ceylanoğlu, 45 doğumlu. Yasa önünde değil ama Genel Kurmay Başkanlığının ve Kuvvet Komutanlarının da yaş haddi 67. Herhalde 2 sene yapacak. Onun dışında bu gergin ortamın gergin olması sevindirici, ülke gündemini çok işgal ediyordu, hayırlı olsun.

Peki gerçekleşen bu atama, siyasi ellerle hazırlanmış bir kadro ise bu TSK’ya nasıl bir güvenlik veya garanti sağlar?

Onu bilmiyorum. Hükümetin uygun görmemesi halinde kararname imzalanmayacağı için Kuvvet Komutanlarının atanması söz konusu değil. Tabi hükümetler, diğer bürokrat atamalarında olduğu gibi, bu konuda hükümetlerin tercih haklarının olması doğal. Ancak, Silahlı Kuvvetlerin özel yapısı, hiyerarşik düzeni ve senelerin getirdiği teamüller dikkate alınmalı. O teamüllerin, bu hiyerarşik yapıyı çok fazla zedeleyici-bozmayıcı bir tarzı olması lazım. Buna en azından hükümetlerin özen göstermesi lazım. 

Silahlı Kuvvetlerin Kuvvet Komutanlarını atamasını bazı basın yorumlarını izliyorum,  -Efendim çok normaldir, falan yere genel müdür nasıl atanıyorsa buraya da öyle atanır, hükümet nasıl isterse onu yapar” deniyor. Bu farklı. Bunu TSK için çok keskin ele almamak lazım. Tabi ki hükümetin inisiyatifi olacaktır. Ama TSK’nın özel yapısı ve teamülleri ve hiyerarşik bir yapı var. Çünkü sonuçta Kuvvet Komuta olabilecek kişi, Orgenerallerin arasında kıdemsiz bir kişiyi yaptığınız taktirde o, onun amiri oluyor. Bu Silahlı Kuvvetlerin yapısına uygun düşmüyor. Senelerin yetişme tarzına uygun düşmüyor. Sivillerde bu yok ama orada dahi olabiliyor. Kendisinden sonra mesleğe başlamış kişinin başına müsteşar olarak getirilmesi veya iki tane Daire Başkanı var, biri diğerinden daha kıdemli eski, bir Daire Başkanını genel müdür yapıyorlar. Aslında orada da içten içe sürtüşmeler oluyor. Belki sivil sektör bunu kaldırabilir ama Silahlı Kuvvetlerin yapısı bunu kaldırmaz. Göreve getirilen veya getirilmeyen kişiler açısından düşünmemek lazım olayı. Mesela bunun geçmişte örneği oldu. Orgeneraller varken bir Korgeneral Hava Kuvvetleri Komutanı yapıldı. Yapıldı ama ne oldu bir çok subay(Ben biliyorum bir sürü askeri içtihatlar var) tanımadı onu Kuvvet Komutanı olarak. Aleni söyledi, denetleme oluyor, Komutan geliyor, el sıkışıyorlar, elini uzatmıyor üstelik düşük rütbeli subay, binbaşı elini uzatmayınca, -Sen niye elini uzatmadın? diyor, o da diyor ki, “Efendim Hava Kuvvetlerinde Orgeneral varken Korgeneral’in Kuvvet Komutanı olmasını ben içime sindiremiyorum, onun için ben sizi Kuvvet Komutanı olarak göremiyorum” Tabi dedi ve ceza aldı. Bunlar hoş şeyler değil. Aynı rütbede olsa da kıdem meselesi gündeme gelecek. Öyle bir yetişme tarzı var. 

“CUMHURBAŞKANI, SİLAHLI KUVVETLERİN BAŞ KOMUTANI.”

Ben de harp okulu mezunu değilim, normal yedek subay kaynaklıyız. Belki biz de o düşüncenin içinde değiliz yetişme tarzımız itibariyle, sınıfımız da uygun değil zaten, Harp Yüksekokulu’nda öyle şeyler zaten olmaz ama Silahlı Kuvvetlerin tarihi geçmişi olarak söylemiyorum,  40-45 senelik, o durumda olan kişiler Harpokulu’ndan girdiğinden beri öyle görmüşler, iliklerine işlemiş o. Bunu eleştirmek ayrı bir konudur ama bunu o konunun içinden atamazsınız. Hepsinde böyle, o camiada. Öyle olunca da huzursuzluklar olabilir. Onlara dikkat etmesi lazım hükümetin. Yoksa şunun bunun olmasında hükümetin inisiyatif sahibi olması kadar doğal bir şey yok. Eğer yasalar da onu ön görmeseydi, o zaman kararnameye gerek kalmazdı. Neden Genel Kurmay Başkanı Bakanlar Kurulu öneriyor? Bu nedenle. Çünkü beraber çalışacaklar hükümetle. Cumhurbaşkanı, Silahlı Kuvvetlerin Baş Komutanı. Yeri geldiği zaman kendi namına görevi devir alacak kişiyle çalışması, bu konuda tercih hakkının olması kadar doğal bir şey yok. Ama bunlara özen gösterilmesi lazım. Çok fazla sapmalar olmaması lazım. 

"HİÇBİR ŞEY YOKKEN ORTADA ‘BEN BUNU İSTEMİYORUM’ DENMEMELİDİR”

Teamüllerin fazla zorlanmaması gerektiğini düşünüyorsunuz ama yine de zorlandı mesela kıdemli orgeneraller düşünülürken Ceylanoğlu’ndan boşalan 1.Ordu Komutanlığı’na TSK'nın 3. en kıdemli orgenerali Saldıray Berk bekleniyordu. Fakat kendisinin Ergenekon sanığı olması beklenene geçit vermedi. Bu tip istisnaları nasıl karşılıyorsunuz?

Onlar istisnalar. Onlara da dikkat etmek lazım. Ben bunu derken normal prosedürler için bunu söylüyorum. Saldıray Berk hakkında bir dava var; iddiadır, tamam masumluk karinesi de var ama hakkında dava olduğu zaman bu tercihin kullanılmamış olması hiyerarşik yapıyı bozmuş görünse de onun makul ve mantıklı bir sebep anlamında o izah edilebilir. Benim demek istediğim makul ve mantıklı sebep olmaksızın yaşanan durumlar. Hiçbir şey yokken ortada ‘Ben bunu istemiyorum’ denmemelidir. Bu nevi ortada hiçbir şey yokken TSK’nın tercihlerinin kullanılması uygun değildir. Fakat belli ve izah edilebilecek sebepler var ise makul karşılanabilir bunlar. Saldıray Berk’in  1.Ordu Komutanlığı’na atanmasını hükümet uygun görmeyebilir ama gerekçesini de “Hakkında dava var, hakkında iddia olan bir kişinin böyle önemli bir ordunun başına komutan olarak seçilmesi spekülasyonlara yol açar, biz hükümet olarak belki bunun iddia olarak kalacağını düşünsek bile başkaları kullanabilir” diyerek, iyi niyetle izah edilebilir. Ama onun dışında Erdal Ceylanoğlu’ndan önce kıdemli Jandarma Komutanı var, o bekleniyordu kıdem olarak ama onu da hesap ettiler herhalde, o gelirse  Genel Kurmay Başkanlığı yapamıyordu yaş haddi dolayısıyla, onun önü kesilmiş olur, sanırım Erdal Ceylanoğlu’nun seçilmesinin nedenlerinden bir tanesi de şu anda Jandarma Genel Komutanlığına atanan Komutanın ileride Genel Kurmay Başkanlığı olma yönünde önünde kesilmemesi. Çünkü eğer o olsaydı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Jandarma Genel Komutanı Genel Kurmay Başkanı olamıyordu, yaş haddi dolayısıyla. Sanıyorum, Erdal Ceylanoğlu belli bir süre yapacak bu görevi, o da Kuvvet Komutanlığına gelecek, Kuvvet Komutanlığının yaş haddine tabi olacak. Necdet Özel, Kara Kuvvetlerine atansaydı, Genel Kurmay Başkanlığı’na da Işık Koşaner atanacaktı. Necdet Özel’in Kuvvet Komutanlığı süresi bittiği tarihte Işık Koşaner Genel Kurmay Başkanlığı makamını boşaltmamış olacaktı, yasaya göre, Necdet Özel kadrosuzluk nedeniyle maalesef emekli olacaktı. Ama şimdi Erdal Ceylanoğlu’nun yaşı itibariyle Genel Kurmay Başkanlığını yürüteceği süre, tam Necdet Özel o aşamaya geldiği zaman Genel Kurmay Başkanlığı makamı boşalacak, oradan oraya atlamak imkanı olabilecek. Bunlar hesap edilmiştir, kıdemsizin seçilmesinde özel, kasıtlı bir amaçtan ziyade Silahlı Kuvvetlerdeki diğer hiyerarşik yapıyı da bozmamak var. Değerli bir komutanın sırf bu kriz nedeniyle normal prosedürde kalsaydı belki olacaktı, Atilla Işık emekli olunca, mağduriyetleri önlemek için böyle bir formül düşünmüşler. Aslında bunları göz ardı etmemeleri olumlu bir şey, hem Genel Kurmay, hem hükümet yönünden. 

Hakkında yakalama kararı kalkan kişilerle ilgili durum hale belli değil. Uzatma listesi yayınlanmadı. Onlarla ilgili olarak da, emekli olan var mı, uzatma var mı belirsiz. Onların hakkında verilen yakalama kararlarının kalkması, o kararın hiç olmaması sonucunu doğuruyor. Öyle olunca o kişilerle ilgili davaları, mağduriyetleri olabilir, onları da zaman gösterecek. Ama eğer Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıysa, işlem tekerrür etmediyse, şura toplantısının o kısmı ile karar verilmemiş sayılır. Her zaman şuranın onlarla ilgili karar alma imkanının olduğunu düşünüyorum, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadıysa yani işlem tekemmül etmediyse. Çünkü mahkemeler de öyledir. Biz Yargıtay’da kurul halinde karar verirdik, karar açıklanmamıştır henüz, ‘A’ şeklinde bir karardır, üyelerden bir tanesi şu şu yönlerinden dolayı yeniden müzakere öneriyorum derse, kurul yeniden müzakereyi kabul ederse tekrar müzakere edilir, karar değişir değişmez ayrı konu. Yani kafasına takılan şeyi, diğerleri ortadan kaldırır. Şura işlemi tekemmül etmediyse, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadıysa, şuranın o kısma ilişkin kararları, yan uzatma ile kararları….Terfi edemez kimse ama bunların içinde uzatma da (uzatmada sayı en fazla 47 olabiliyor yasaya göre) yapılmayıp emekliye sevk edilenler var ise şuranın o konuda tekrar görüşebilir, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadığı sürece işlem hukuken tekemmül etmemiş sayılıyor. Madem öyle, işlem tekemmül ettiyse neden açıklanmıyor? bilmiyorum ama ben biliyorum ki uzatma alanlar kendilerini biliyorlar. Bana iletildi bir vesile ile. Sanıyorum Cumhurbaşkanı onayladı ki o kişilerin haberi oldu. İlginç bir şura oldu. Aslında hukukçu olarak bunu nereden ele alalım hukukla izah etmekte pek mümkün değil şu aşamada. 

 

 

YORUMLARINIZ
Cem Kaya - 22.08.2010 01:23
RTE kendi egolarını tatmin etmek için TSKnin hiyerarşik yapısı ile oynamıştır
Asil Türk - 20.08.2010 13:01
Yav cuntacılar Hukuku kendi ideolojik düşüncelerine göre yorumladığı yetmezmiş gibi bir de hukuki zemin oluşturamadıklarını da teamül diye saçma sapan hurafelerle kapatmaya çalışıyorlar. Yani nerden işlerine geliyorsa ordan ateş ediyorlar. Kanunlarda ne yazıyorsa o uygulanmaz mı. Kanun varken Teamül de neyin nesi. Yasalardan daha güçlü ise o zaman Anayasamıza Anayasa yerine Anateamül ismini verelim de daha anlaşılır olsun...
metiner sezer - 12.08.2010 18:15
Bu atamalar meselesi enteresan bir mesele. İktidar açısından bakın, farklı görürsünüz. Bürokrat gözüyle bakın daha farklı.
İktidar, "Ben" diyor. "Madem iktidarım, bürokrat tayinini yaparım."
Bürokrat ise, "Bugüne kadar gelmiş teamüller var. Meslek hassas. Dolayısıyla, hiyerarşi çok önemli" diyor ve tayin işini kendi bildiği gibi yapmaya çalışıyor.

İyi de, bu iki gücün çatışmasından bu ülkenin bir menfaati var mı? Tok! Sidik yarışı...
Türkiye'nin bu tür basitliklerden arındırılması ve tam dibinde dünya haritasının değiştiği bir ortamda menfaatini görürü hale gelmesi gerekiyor.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

Share on Facebook