Temelleri aynı dönemde atılmış ve birikim süreleri aynı olabilir. Ancak artık
Demokratların , darbe karşıtlarının sesi çıkıyor ve toplumun pekçok kesitinde bu ayrım görülüyor. Mücadele belli başlı bir biçimde bu alanlarda sürüyor.
Darbecilerin alt yapıda biriktirdikleri korkuları bayatlamış olsa da topluma sürdüklerini görüyoruz. En son günlerin korkusu irticaydı. AKP’nin ikinci dönemini de yaşanırken, irtica yerine AB kriterlerinin peşinde koştuğu görüldü. Yasalarla ayak uydurulmaya çalışılda ve elle
tutulur ilerlemeler kayıt edildi. AB bunu açıkladı.
Askerin bir kısmı, yargıçların bir kısmı, medyanın bir kısmı mücadeleyi sürdürüyor.
İktidar Partisinin bu yolda yürütmeyi sürdürmesi gibi büyük bir şans ile oluyor. İktidar bu işlere soyunmasaydı, bu ikilem ortaya çıkmazdı..
Başbakan’ın kelle koltukta barış ve Demokrasi arayışları şimdiden tarih sayfalarına yazıldı.
Kahraman yargıçlar, kahraman askerler de anlaşılmaya başladı. Medya ise ortada olduğundan zaten biliniyordu. 28 şubatı destekleyen, darbecilere toz kondurmayan, ihale peşinde koşan, cebini fazlası ile dolduran medya patronları anlaşılmıştı. Bir kısmı beceremedi battı. Bazıları da bugünlere kaldı.
Ve 28 şubatın IOOO yıl sürmesini isteyen ve 28 şubatı biz koruduk diyen patronlara sıra geldi.
Zira zirve noktası 28 şubatla oluştu.
Türkiye gerçek değerler üzerine oturdu.Gelişmeler son derece net ve ileri doğru gidiyor.