Antalya iç kesimlerinde yakıcı bir sıcakla
kasıp kavururken, sahil kesimlerinde cennetten
farksız bir yaşam sunuyor yerlisi ve misafirlerine..
Türkiye'yi turizmle daha fazla güçlendirecek olan
Antalya'nın yeni mimarileri, havalimanları, otelleri,
halka açık gösteri ve tarihi kültür projeleri
hayata aktarılmayı bekliyor. Avrupa konseyi tarafından
1988 yılında yılın müzesi jüri özel ödülü ile onurlandırılan
Antalya Müzesinde; Side, Perge, Karataş-Sema-Höyük ile
Elmalı-Bayındır tümülüslerinin kalıntıları segileniyor. Müze;
doğa tarihi ve Prehistorya, Frig Çağı eserleri, tanrılar,
küçük eserler ve sualtı bulutuları ile imparatorlar, lahitlet,
mozaik, sikkeler, ikonalar ve etnografya salonları ile
tarih mekanlarına gerçek bir hazine sunuyor.

&
Gündüzün sıcağına karşın Antalya'da geceler bambaşka bir nefes ..
Gece boyunca parıldayan yıldız ve yakamozları seyrederken
ister istemez gökyüzündeki trafiğe takılıyor gözleriniz..
Antalya havalimanına inen uçak sayısını sayamıyorsunuz bile..
Gelen yabancı turistlerin çoğunluğu Kleopatra gibi
Alanya'nın güzide plajlarına akın ediyor.
Antalya-Alanya arası mesafeler katedilirken
doğu ile batı arasını bütünleştirecek
Antalya'nın kalbi haline gelecek ulaşım alanlarının
yapılması arzulanıyor.
&
Çok şanslıyız..
Dünyanın en önemli sahilleri arasında yer alan
Konyaaltı dinlenme tesisleri, kendinizi eşsiz bir ambiyans
içinde hissettiriyor. Hayran kalıyorsunuz..
Konyaaltı'nın 20. yüzyıl sonlarına kadar,
Antalya'nın falezler üzerinde yer alması sebebiyle
"Koyaltı" biçiminde anıldığı ve halk dilinde zamanla
Konyaaltı'na dönüştüğü belirtiliyor.
Plaj yaklaşık 4.5 km. İstanbul'da gördüğünüz
görebileceğiniz çay bahçeleri, Konyaaltı sahilde;
ancak öyle bir hava içerisinde buluyorsunuz ki kendinizi,
İstanbul'u ya da
başka bir tatil beldesini düşünemiyorsunuz..
Geliştirilebilecek o kadar çok şey var ki
Antalya-Konyaaltı ve civarında.
Özellikle de turizme daha fazla katkı sağlayabilecek
yeni otellerin yapımı,
mevcut otellerde kültür, eğitim, söyleşileri
ve eğlence amaçlı çocuk yarışmalarının
organize edilmesi gibi etkinlikler
aklımızda hayalimizde birçok proje canlanıyor.
Hatta, yaşam ve turizm koşulları,
Antalya-Konyaaltı'na daha fazla turist çekebilecek yapıt,
aktivite fikirlerini tek tek zihnimizde inşa ediyor.
Rodos-Antalya gezileri için mesafelerin kısaltılıp seferlerin
sıklaştırılması, Yunanistan'ın Türklere vize uygulamayı
kaldırması için girişimler, adada yabancı turist rehberliği için
yeni fırsatları doğuracak,
Turizm Bakanımızın katkılarıyla hareketlenecek
dev bir ekonominin gün ışığına çıkmasını sağlayacaktır şüphesiz..
BALIKESİR...
Balıkesir denince akla ilk gelen yerlerden biri Ayvalık'tır.
Ancak bu seçkin beldenin çok yakınlarında ihtişamıyla
ve havasıyla büyüleyen köy, koy ve sahil kesimleri var.
Onlardan biri de adı çok duyulmamış, ancak gidenleri
tekrar tekrar kendine çeken dünyanın 2 numaralı oksijen
kaynağı Kazdağları ve Güre Sahilleri.
Buradaki koylar ve plajlar pek az kimse tarafından biliniyor.
Buna rağmen Güre’nin, eski sokakları, evleri, şifalı suyu,
el değmemiş bakir güzellikleri, tabii denizi…
Sarıkız Efsanesi kulaktan kulağa günümüze kadar gelmiş
ve her yıl burada etkinlikler düzenleniyor.
Sanırım yabancı turistler buradaki sakin ve enfes sahilleri,
mucizevi Kazdağları'nı keşfetselerdi, Balıkesir,
Antalya gibi ünlenirdi..

Zira Kazdağları'nın kıymetini bilen yabancı araştırmacılar
dağların eteklerinden şifalı bitkileri toplarken bize:
"Türkler bu civarın kıymetini pek bilmiyorlar" diyor.
Kültür değerleri ve coğrafi özellikleriyle Kazdağları
ve civarı aynı sosyal, kültürel işletime oldukça musait
ve İstanbul, Bursa gibi kalabalık şehirlere daha yakın.
Homerosun İlyadasında 'Bin Pınarlı İda' olarak adlandırılan
Kazdağları'nda sayısız pınarlar bulunmakta.
Bunlardan en önemlileri, Ayı deresine karışan
Kırlangıç Pınarı, Arıtaşı mahallesinin yakınında bulunan
Ekşisu Pınarı, Kuru dereye akan Kozlu ve Yenicesu Pınarı,
Karataş Tepe eteklerinde Türkmen yaylasından doğarak
dereye akan Kartal Pınarı, Kar kuyuları mevkinde
Bolluca Pınarı, Tavşanoynağı Tepesinin
güney sırtlarından doğarak Bıçkı Deresine karışan
Yurt Pınarı, Aktaş kayasının güneyinden kaynayan Pınarbaşı Pınarı,
Kapıdağ Tepenin doğu yamaçlarındaki Kirazlı Pınarı,
Yayla Tepenin kuzey yamaçlarındaki Aksu Pınarı'dır.
Kazdağları’nın en yüksek üç tepesi
Kazdağı Milli Park sınırları içerisinde bulunmaktadır.
Bunlar sırasıyla Karataş Tepe , Baba Tepe, Sarıkız Tepe'dir.

”KAZDAĞI VE ÖZELLİKLERİ”
* Dünyanın 2. oksijen üreten bölgesi.
* 3 milyon dönüm ormanın olması
*43 endemik bu yöreye ait bitki türünün yetişmesi.
* Kazdağı göknarı ile dünyada ün kazanması.
* Yeşil altın (zeytin) cenneti-12 milyon zeytin ağacının
üreticisi olması.
* Önemli bir ekoturizm- turizm bölgesi olup,
kaplıca hizmeti sunması.
* Antik dönem yerleşimlerinden Truva, Antandros,
Gargara gibi pek çok antik kenti olması.
* Değişik kültürlere ev sahipliği yapması: Yörük,
Midilli göçmenleri, Türkmenler..