İlk iki maddesi TBMM Genel Kurulundaki oylamadan geçen Anayasa Teklifi paketinin kararını bekleyen 27 madde daha var. Hükümetin ilk sınavından geçip geçmediğini, referandumdan Ak Partiyi mutlu eden bir kararın çıkıp çıkmayacağını Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden’e sorduk.
HaberX- Hülya Okur
“AK PARTİ’NİN MUTLU OLMASI İÇİN BİR NEDEN YOK”
Yekta Güngör Özden, ilk oylamada birkaç fire verdiklerini belirttiği AK Partinin mutlu olması için bir neden olmadığını, mutlu olmasını peşin hükümlere bağlamayı pek akıl işi bulmadığını sözlerine ekledi. Halkın oyunun ne sonuç vereceğini kestirme olanağı olmadığını söyleyen Özden, “Bizim halkımız 2002 seçimelerinde olduğu gibi bazen mevcut iktidarı tümüyle dışarıda bırakacak bir biçimde oy veriyor, bazen de kendi zararını gözetmeden duygusal davranarak oyunu kullanıyor” diye konuştu.
“BAŞBAKAN ÇELİŞKİLİ, HEM BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİYOR HEM DE YARGIYI ELİNDE TUTMAK”
“Bu Anayasa değişikliği mecliste 367 oyu bulamaz” diyen Özden, Başbakan’ın yargıyı elinde bulundurma çabasının, başkanlık sistemi politikasıyla ters düştüğü görüşünü şu tespitlerle açıkladı: “367’yi bulamayınca zorunlu olarak referanduma gidecek, 367’yi geçerse Cumhurbaşkanın istemi üzerine referanduma gider, o bakımdan referanduma gittiğinde de halkımızın siyasal, kültürel ve eğitim düzeyine göre halkın oyunun mutlaka yararlı olan sonucu ortaya koyacağını da söylemek olanağı yok. Profösörü de dağdaki çobanı da bir oy kullanıyor, Recep Tayyip niye üç tane çocuk istiyor? Karanlıktan, bilgisizlerden daha rahat oy alacağı için. Tayyip başkanlık sistemi ortaya attı, kuvvetler ayrılığının en kesin ve güçlü bir şekilde denetleyecek düzende bulunması gerekiyor. Peki böyle bir düzende bulunması gerekirken neden yargıyı avucunun içine almak istiyor? Çelişki içinde. Hem bu Anayasa değişikliği ile yargıyı tamamen yönetime bağlamak istiyor, hem de başkanlık sistemiyle, yargının Cumhurbaşkanını bile görevden alacağı bir Amerikan sistemine özeniyor. Çelişkiler ortada.”
“REFERANDUMA GİTSE BİLE ANAYASA MAHKEMESİNE GİTME YOLU AÇIK”
Paketin yargı değişiklikleri için, “Yargının bağımlılığını sağlamak getirdiği açık, öbür maddeleri halkı kandırmak için getirilmiştir, böyle olmasaydı, başkanlık sistemiyle bugünkü Anayasa değişikliği arasında bir uyum olurdu, o da yok” diyen Özden’e, CHP’nin referanduma gidecek olan paketin tümü üzerinde ‘evet’ oyu vererek paketin referanduma gitmesi engellenebilir mi hatta Anayasa Mahkemesine başvurup değişiklikleri iptal etme yoluna gidebilir mi? şeklindeki yönelttiğimiz soru için aldığımız yanıtlar şunlar oldu: ”Referanduma gitmesini engelleyebilir ama referanduma gitse bile Anayasa Mahkemesine gitme yolu açık. Muhalefet Partisinin MHP’nin oylarına ihtiyacı yok. Anayasaya göre tek başına dava açabilir, bu davayı 10 gün içinde açabilir, bu 10 günde meclisten çıkacak değişikliğin resmi gazetede ilanına bağlı, eğer referanduma giderse bu çok iyi olur, yürürlüğü durdururlar, yasa yürürlüğe girmez ama referanduma gitmeden yayınlanırsa Anayasa değişikliği yürürlüğe gireceği için dava açsalar bile sonuç kötüdür, çünkü iptal etse bile Mahkeme, eski kurallar yürürlüğe girmiyor, yeni kural da ortada yok, bir boşluk oluyor, o boşluğu da AKP, çok kötü amaçlarla kullanabilir. Yani referanduma gitmek kararı çıktığında, resmi gazetede ilan edildiğinde, 10 gün içinde dava açılacak ya, Anayasa Mahkemesi yürütme kararı verirse, referandum da ertelenir, davanın sonu beklenir.”
“ÜÇ MADDE DIŞINDA KALANLAR DOLGU MALZEMESİ”
Özden, Anayasa değişikliği üzerinde eksik bulduğu bölümler üzerine ise şunları söyledi:” Anayasa Mahkemesi yapısının Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmasını son derece yanlış buluyorum. 82 Anayasası daha taslak halideyken ben yanlız yargı bölümünü 32 makale ile eleştirmiştim. 62 Anayasasındaki gibi her organ üyesini kendi seçmelidir. Bugün Taha Akyol bile aynı şeyi yazmış, dah ayeni yazıyorlar, biz 37 senedir söylüyoruz, Cumhurbaşkanını niye seçiyor kardeşim? Kendisini yargılayacak üyeleri seçmesi şu, ileride beraat etse diyecekler ki, kendi seçtiği adamlar beraat ettirdi, mahkum olsa diyecekler ki, adamlar kendilerini göstermek için rest yaptılar diyecekler. Her an tartışmalı olabilir bu. HSYK’na gelince birinci sınıf hakimlerin oyu almak 61 Anayasasının getirdiği 71’le vazgeçilen bir kurumdu, yeniden 71’e dönmek çok sakıncalı. Hakimler, meclis koridorlarında siyaset yapacaklar, oy isteyecekler ve siyasi oylara muhtaç olacaklar. Yargının siyasete muhtaç olması demek, yargı olmaktan çıkması demektir. Siyasi partilerin kapatılması da yanlış, hiç mecliste çoğunluğu olan bir parti kendini kapattırma kararı verir mi, verdirir mi? veya azınlıkta olan partilerin üzerinde kendi gücünü kullanır. AK Parti, gelecekte kendisinin düşülmesi olası gördüğü durumlardan kurtarmak ve korunmak için bu Anayasa Değişikliğini getiriyor, öbür üç madde dışındakileri de bu üç maddeyi kabul ettirmek için doldu malzemesi olarak kullanıyor.”
***
"İPTALE GİTMEK CHP'DE SIKINTI YARATIR"

"BAŞBAKAN GURUBUNA ÇOK HAKİM"
Eski Refah Partisi milletvekili Anayasa Hukukçusu Mustafa Kamalak ise üç madde diye bilinen o malum maddeler dışındaki maddeler konusunda en azından referanduma gidecek kadar bir oy çıkacağının anlaşıldığını belirtirken bundan çok daha önemli diye vurguladığı Başbakan'ın grubuna hakim olduğu hususu idi. İkinci madde için referanduma yetecek kadar oy çıkmış olduğunu söyleyen Kamalak, kanatini siyasi partilerin kapatılmasına ve Anayasa Mahkemesinin yapısını değiştiren, HSYK'nın yapısını değiştiren maddeler içinde bu oyun çıkabileceği yönünde bildirdi.
"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN SAHİBİ AK PARTİ", "İPTALE GİTMEK CHP İÇİN SIKINTI YARATIR"
Kamalak, referanduma gidildiği takdirde beklenenin üzerinde kabul göreceği kanaatinde olduğunu belirten Kamalak paketin referanduma gitmesinin engellenme ihtimaline ilişkin ise şunları söyledi:"Bence siyasi bakımdan CHP'nin Anayasa değişikliğini referanduma göndermemesi kendisinin lehine olur. Çünkü referanduma gittiği takdirde CHP için iki tür sıkıntı doğar: bir, eğer referanduma götürülmüş ve halk tarafından kabul edilmiş olan bir Anayasa değişikliğini, CHP, Anayasa Mahkemesine götürüp iptal edecek olursa bu seçmen nezdinde CHP'nin lehine olmayacağını düşünüyorum. iki, eğer referandumda olumlu sonuç çıkacak olursa bu da kıyasıya mücadele ettiği AK Parti'yi daha bir güçlendireceği kanatindeyim. Neticede referandumda Anayasa değişikliğinin kabulü yönünde oy kullanacak ise de bunu amiri, sürükleyicisi, sahibi iktidar partisi olacak. Bu Anayasa değişikliğinin sahibi Ak Parti olacak. Seçimlere doğru yaklaştığımız bir süreçte, referandum için lehte kullanılacak bir oy genel seçimde o mecradan kolay kolay kopmaz diye düşünüyorum, bu da siyaseten CHP'nin işine gelmez herhalde"